Budapeşte Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Macaristan‘ın başkenti Budapeşte hakkında bilmediğiniz çok fazla şey var. Dört kez gittiğim bu şehirde her seferinde yeni bir detay keşfettim. Orta Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri olan Budapeşte’de gezilecek yerler, yapılacak şeyler ve Budapeşte gece hayatı gibi başlıkları daha önce farklı yazılarda anlattım. Bu yazıda ise Budapeşte’ye gitmeden önce bilinmesi gereken pratik bilgileri toparlıyorum: Macaristan para birimi, Macaristan vizesi, şehrin ilginç hikâyeleri ve önemli isimleri dahil.
Instagram hesabımı takip edin: @cokgezenadam
Budapeşte Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Budapeşte, Macaristan’ın başkenti ve Tuna Nehri’nin ikiye böldüğü bir şehir. Nehrin bir tarafına Buda, diğer tarafına ise Peşte deniyor. Buda adının Hun İmparatoru Atilla’nın kardeşi Bleda’dan geldiği söyleniyor; Peşte ise “ocak” anlamına geliyor. Budapeşte gezisi için Schengen vizesine ihtiyacınız var. Ülkede Macarca konuşuluyor ama şehirde İngilizce bilen insan sayısı da oldukça yüksek. Türkiye ile Macaristan arasında özellikle kış saatinde yaklaşık iki saatlik fark olabiliyor. Şehrin en meşhur lezzetleri ise gulaş ve langoş. Bana göre Budapeşte’ye gitmek için en iyi dönemler mayıs, haziran ve eylül ayları. Temmuz-ağustos sıcağı ya da kışın sert havası yerine bu dönemlerde şehir daha keyifli geziliyor; yine de Budapeşte yılın her dönemi turist çeken bir şehir.
Macaristan Para Birimi

Macaristan Schengen bölgesinde olsa da Euro kullanmıyor. Ülkenin para birimi Forint (HUF). Yazının ilk hazırlandığı dönemde yaklaşık oran 1 TL = 68 HUF civarındaydı. Havalimanındaki döviz bürolarının kurları pek iyi değil; turistik bölgelerde de alış ve satış arasındaki fark ciddi olabiliyor. Özellikle Vaci Caddesi çevresindeki bürolarda makas yüksek. Benim denk geldiğim en makul döviz bürosu, meşhur New York Cafe‘nin karşısındaki ofisti.
Budapeşte Hakkında Genel Bilgiler

Buda daha dağlık tepelik bir bölge. Burada yaşayanlar daha ekonomik refahı yüksek olanlarmış. Otel konaklaması için ben daha düz olan Peşte bölümünü öneririm. Çoğu hareketli sokaklar ve gezilecek yerler bu tarafta yer alıyor. Buda ve Peşte'yi Tuna boyunca 8 köprü birleştiriyor. Bunların en meşhuru Zincirli Köprü (Szechny Lancid). Bu köprülerin hepsi 1. dünya ve 2. dünya savaşları sırasında tahribata uğramış ve yıkılmış. Sonrasında hepsi yeniden eski şeklinde yapılmış. Bir istisna hariç. O da Elisabeth (Erzebet) Köprüsü. Bu köprü modern olarak tasarlanmış. İşin ilginç yanı köprü yapılırken karşısındaki Erzebet Kilisesi ile çakışmaması için kilise tekerlekli bir mekanizma ile kaydırılmış. Açıkçası ben de rehberin yalancısıyım.
Budapeşte ve İkinin Hikayesi

Budapeşte'yi anlatırken belki de en çok kullanılan rakam 2'dir. Şehir hakkındaki bir çok hikayede bir şekilde iki rakamı geçiyor.
- Öncelikle şehir, Tuna Nehri’nın ayırdığı Buda ve Peşte adlı 2 bölümden oluşur. Peşte tarafı düz bir ova iken Buda tarafı daha çok tepelik bir bölgedir.
- Budapeşte 2 bin yıllık bir tarihe sahip.
- Şehrin nüfusu 2 milyon.
- Şehirdeki birçok tarihi yapı 19. yy’a ait yani 200 yıllık.
Budapeşte Tarihi Hakkında
Buda'nın adından da anlayacağınız üzere Macarlar aynı bizim gibi Orta Asya'da Avrupa'ya gelmişler. Onların da Türk kökenli olduğu çokça söylenir. Nitekim Hunların devamı oldukları için İngilizcede onlara "Hungary" deniyor ancak onlar kendilerine Magyar (Macar) diyor. Açıkçası Türk kökenli olmaları doğru da olabilir. Ancak emin olun onlar Avrupa'ya baya uyum sağlamışlar.
Yaklaşık 10 milyon nüfuslu Macaristan’ın çok sayıda Nobel ödüllü isme sahip olması da dikkat çekici. Ülke 150 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış olsa da Osmanlı dönemine ait yapıların büyük bölümü günümüze taşınmamış. Buda tarafında hamam ve kiliseye çevrilmiş birkaç yapıdan iz sürmek mümkün. Tarih anlatısında ise Türkler ve komünizm karşıtlığı belirgin hissediliyor. Ülkenin hafızasında öne çıkan isimlerden ikisine özellikle ayrı başlık açmak gerekiyor.
Kral Mattias

Daha 14 yaşında iken 1458'de Macaristan'ın başına geçen ve 1490'a kadar ülkeyi yöneten Mattias zamanında Macaristan altın çağlarından birini yaşar. Onun döneminde Macaristan Avrupa'da İtalyan Rönesansı'nı ilk benimseyen ülkelerden biri olur. Birçok yapı onun zamanında yapılır. Osmanlı'ya karşı ciddi mücadeleler verir. Hatta bu konuda başarısız olduğunu düşündüğü Vlad Tepes nam-ı değer Kont Drakula'yı Buda Kalesi labirentlerinde tutsak tutarak cezalandırır. Budapeşte'yi gezerken onun ve annesi Elizabeth'in (Erzebet) isimlerini sıkça duyuyorsunuz. Nitekim Buda Kale Tepesi'nde Mattias'ın 2 defa evlendiği kiliseye de bugün Mattias Kilisesi deniyor. Gerçekten de şehrin en güzel yapılarından biri burası. Ben de Budapeşte'de evlenecek olsam burada evlenmek isterdim 🙂
Szent İstvan (Aziz Stephan)

1000 ile 1038 yılları arasında Macaristan Kralı olan Aziz Stephan ya da I. Stephan'ın bugün de hala bu denli önemli olmasının nedeni ülkenin Hıristiyanlığı kabul etmesini sağlayan kral olması gösterilebilir. Stephan'dan önceki krallar Pagan inanışına sahiplermiş. Stephan'ın da Hıristiyan olmadan önceki adı Vayk imiş. Ancak vaftiz sonrası Stephan adını almış. Nitekim şehrin en görkemli kilisesinin adı Szent İstvan Bazilikası adını ondan alıyor. Ayrıca şehirde bu bazilikadan daha yüksek bir yapı inşa etmek de yasak. Bunlara ben bir de 3. kişi eklemek istiyorum:
Ferenc Puşkaş
Macaristan'ın dünya futbolunu kasıp kavurduğu dönemlerde Macaristan'ın ve dünyanın en iyi oyuncularından biri olan Ferenc Puşkaş bugün de hala dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcuları arasında gösterilir. Öyle ki, FIFA her yıl, yılın en güzel golünü atan futbolcuya "Puşkaş Ödülü" verir. Futbolu bıraktıktan sonra bir gazeteciye verdiği demeç ise bugün hala akıllarda: "Az para az futbol, çok para çok futbol" yani anladığınız o da "Ne kadar ekmek o kadar köfte" demiş 🙂