Ana sayfa Macaristan Budapeşte Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Budapeşte Hakkında Bilinmesi Gerekenler

458
0

Macaristan‘ın başkenti Budapeşte hakkında bilmediğiniz o kadar çok şey var ki, anlatsam blog olur 🙂 4 defa gittiğim Budapeşte‘ye her gidişimde yeni şeyler keşfediyorum. Orta Avrupa‘nın en güzel şehirlerinden Budapeşte’de gezilecek ve görülecek yerler, Budapeşte’de yapılması gereken şeyler, Budapeşte gece hayatı gibi konuları daha önce birçok yazımda anlattım. Bu yazımda ise Budapeşte’ye gelmeden önce bilinmesi gereken şeyleri anlatacağım.

Macaristan para biriminden, Macaristan vizesine, Budapeşte’nin ilginç hikayelerinden, şehrin önemli isimlerine kadar Budapeşte hakkında birçok bilgiyi sizle paylaşacağım. Yok böyle bir hizmet hanım 🙂

instagram hesabımı takip edin –> @cokgezenadam

Budapeşte Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Budapeşte Macaristan’ın başkenti. Tuna Nehri’nin ikiye böldüğü şehrin bir tarafına Buda diğer tarafına Peşte deniyor. Buda adını Hun İmparatoru Atilla’nın kardeşi Bleda’dan (Buda) alıyor. Peşte ise ocak anlamına geliyor.

Budapeşte gezisi için Şengen vizenizin olması gerekiyor. Ülkede Macarca konuşuluyor ama şehirde İngilizce bilen insan sayısı oldukça fazla. Macaristan ile Türkiye arasında kış döneminde 2 saatlik bir fark var. Türkiye’de saat 12 iken Budapeşte’de saat 10 oluyor. En meşhur yemekleri gulaş ve langoş.

Budapeşte’ye gitmek için en iyi zaman bence mayıs haziran ve eylül ayları. Temmuz ve Ağustos’ta sıcaklardan kışın da soğuklardan gezmek dediğim aylara göre daha keyifli oluyor. Yazın bir de mekanların bahçeleri açıldığı için çok daha keyifli oluyor. Ama diğer aylarda da şehirde bolca turist oluyor. Yani şehir her mevsim gezmek için uygun.

Macaristan Para Birimi

Her ne kadar Macaristan vize olarak Schengen’e üye olsa da Euro kullanmıyor. Ülkenin para birimi Forint (HUF=HUngarian Forint). 2016 yılında paradan iki sıfır atınca TL oluyordu yani 100 HUF=1 TL idi. Ama Kasım 2017 itibari ile 1 TL = 68 HUF idi

Havalimanında döviz bürolarının kurları pek iyi değil. Şehrin turistik yerlerinde de alış fiyatları ile satış fiyatları arasındaki makas bizi gerçekten çok şaşırttı. Özellikle de Vaci Caddesi‘ndeki döviz büralarının marjları. Bizim şehirde alış satış fiyatları açısından bulduğumuz en düşük makasa sahip döviz bürosu meşhur New York Cafe‘nin karşısında yer alan döviz bürosu idi.

Budapeşte Hakkında Genel Bilgiler

Buda daha dağlık tepelik bir bölge. Burada yaşayanlar daha ekonomik refahı yüksek olanlarmış. Otel konaklaması için ben daha düz olan Peşte bölümünü öneririm. Çoğu hareketli sokaklar ve gezilecek yerler bu tarafta yer alıyor.

Buda ve Peşte’yi Tuna boyunca 8 köprü birleştiriyor. Bunların en meşhuru Zincirli Köprü (Szechny Lancid). Bu köprülerin hepsi 1. dünya ve 2. dünya savaşları sırasında tahribata uğramış ve yıkılmış. Sonrasında hepsi yeniden eski şeklinde yapılmış. Bir istisna hariç. O da Elisabeth (Erzebet) Köprüsü. Bu köprü modern olarak tasarlanmış. İşin ilginç yanı köprü yapılırken karşısındaki Erzebet Kilisesi ile çakışmaması için kilise tekerlekli bir mekanizma ile kaydırılmış. Açıkçası ben de rehberin yalancısıyım.

Budapeşte ve İkinin Hikayesi

Budapeşte’yi anlatırken belki de en çok kullanılan rakam 2’dir. Şehir hakkındaki bir çok hikayede bir şekilde iki rakamı geçiyor.

  • Öncelikle şehir, Tuna Nehri’nın ayırdığı Buda ve Peşte adlı 2 bölümden oluşur. Peşte tarafı düz bir ova iken Buda tarafı daha çok tepelik bir bölgedir.
  • Budapeşte 2 bin yıllık bir tarihe sahip.
  • Şehrin nüfusu 2 milyon.
  • Şehirdeki birçok tarihi yapı 19. yy’a ait yani 200 yıllık.

Budapeşte Tarihi Hakkında

Buda’nın adından da anlayacağınız üzere Macarlar aynı bizim gibi Orta Asya’da Avrupa’ya gelmişler. Onların da Türk kökenli olduğu çokça söylenir. Nitekim Hunların devamı oldukları için İngilizcede onlara “Hungary” deniyor ancak onlar kendilerine Magyar (Macar) diyor. Açıkçası Türk kökenli olmaları doğru da olabilir. Ancak emin olun onlar Avrupa’ya baya uyum sağlamışlar. 10 milyon nüfuslu ülkenin 12 adet Nobel ödülü bulunuyor. Ülkeye dair anlatılan birçok bilgi de hep Macar sanatı ve sanatçılar üzerine.

Ülke 150 yıl boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış. Ancak Osmanlı’ya dair neredeyse tüm yapıları yıkmışlar. Bir tek bir hamama denk geldik Buda tarafında. Onu da ziyaret edebilmeye vaktimiz olmadı. Yine Buda tarafında bir cami de kiliseye dönüştürülmüş. Ülkede bir Türkler bir de Komünistler sevilmiyor. Yani tarihsel olarak sevmiyorlar yoksa gelip sen Türksün defol deyip sizi taşlamıyorlar. Ama tarihlerindeki en önemli kişiler ya Türklere ya da Komünizme karşı savaşmış kişiler.

Ülkenin en önemli kişileri demişken iki kişiye ayrı yer ayırmak lazım. Bunlardan ilki

Kral Mattias

Daha 14 yaşında iken 1458’de Macaristan’ın başına geçen ve 1490’a kadar ülkeyi yöneten Mattias zamanında Macaristan altın çağlarından birini yaşar. Onun döneminde Macaristan Avrupa’da İtalyan Rönesansı’nı ilk benimseyen ülkelerden biri olur. Birçok yapı onun zamanında yapılır. Osmanlı’ya karşı ciddi mücadeleler verir. Hatta bu konuda başarısız olduğunu düşündüğü Vlad Tepes nam-ı değer Kont Drakula’yı Buda Kalesi labirentlerinde tutsak tutarak cezalandırır. Budapeşte’yi gezerken onun ve annesi Elizabeth’in (Erzebet) isimlerini sıkça duyuyorsunuz. Nitekim Buda Kale Tepesi’nde Mattias’ın 2 defa evlendiği kiliseye de bugün Mattias Kilisesi deniyor. Gerçekten de şehrin en güzel yapılarından biri burası. Ben de Budapeşte’de evlenecek olsam burada evlenmek isterdim 🙂

Szent İstvan (Aziz Stephan)

1000 ile 1038 yılları arasında Macaristan Kralı olan Aziz Stephan ya da I. Stephan’ın bugün de hala bu denli önemli olmasının nedeni ülkenin Hıristiyanlığı kabul etmesini sağlayan kral olması gösterilebilir. Stephan’dan önceki krallar Pagan inanışına sahiplermiş. Stephan’ın da Hıristiyan olmadan önceki adı Vayk imiş. Ancak vaftiz sonrası Stephan adını almış. Nitekim şehrin en görkemli kilisesinin adı Szent İstvan Bazilikası adını ondan alıyor. Ayrıca şehirde bu bazilikadan daha yüksek bir yapı inşa etmek de yasak.

Bunlara ben bir de 3. kişi eklemek istiyorum:

Ferenc Puşkaş

Macaristan’ın dünya futbolunu kasıp kavurduğu dönemlerde Macaristan’ın ve dünyanın en iyi oyuncularından biri olan Ferenc Puşkaş bugün de hala dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcuları arasında gösterilir. Öyle ki, FIFA her yıl, yılın en güzel golünü atan futbolcuya “Puşkaş Ödülü” verir. Futbolu bıraktıktan sonra bir gazeteciye verdiği demeç ise bugün hala akıllarda: “Az para az futbol, çok para çok futbol” yani anladığınız o da “Ne kadar ekmek o kadar köfte” demiş 🙂

Budapeşte Hakkında Okumanızı Tavsiye Ettiğim Yazılarım

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here