Ana sayfa Karabük Safranbolu Gezi Rehberi

Safranbolu Gezi Rehberi

4855
8

Haftasonunda arabaya atlayıp güzel bir gezeyim hem de midem bayram etsin diyenler doğru yerdesiniz. Batı Karadeniz’de Karabük’ün ahşap konakları ile meşhur ilçesi Safranbolu ve çevresi işte tam aradığınız rota. İstanbul‘a yaklaşık 400 km (4-5 saat), Ankara‘ya ise 230 km (3 saat) mesafede yer alması mı dersiniz, UNESCO’nun koruma altına aldığı tarihi yapısı mı dersiniz, parmaklarınızı yedirten kuyu kebaplar mı dersiniz… Daha sayayım ister misiniz?

Çantayı yapmaya başladıysanız size Safranbolu’da gezilecek ve görülecek yerler, Safranbolu’da nerede ne yenir, Safranbolu’da nerede kalınır, hepsini anlatmaya başlıyorum. Bir haftasonunu boyunca sindire sindire Safranbolu çevresini keşfe çıkmaya başlıyoruz.

Safranbolu Hakkında

Adını bölgede yetişen safran bitkisinden alan Safranbolu’nun eskiden adı Zafranbolu imiş. İlçenin girişinde ve Hisar tepesinde yer alan uçak maketlerinde Zafranbolu yazmasının nedeni de bu imiş. Bugün bölgede eskisi kadar safran yok. Meşhur safranlı lokumlar için bile, daha ucuz olduğu için İran’dan safran alınıyor. İki vadi üzerine kurulu Safranbolu kışlık olarak kullanılırken, Bağlar adı verilen bölge ise ahalinin yazlık adresi.

Safranbolu’nun bu denli ilgi görmesinin başlıca nedeni Osmanlı kent yaşamı ve tarihi dokunun bugüne kadar korunması olarak gösterilebilir. Meşhur Safranbolu evlerinin benzerlerini Taraklı, Odunpazarı, Beypazarı gibi yerlerde de görüyoruz. Safranbolu evlerinin bugüne kadar kalmasında öncelikle ilçenin işgale uğramamış olması önemli pay oynuyor. Ayrıca yumurta akından horasan harcı ile yapıldıkları için depreme karşı da dayanıklılar.

O ya da bu sebeple günümüze kadar gelen bu tarihi doku bugün koruma altında. Safranbolu 17 Aralık 1998 yılında UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girerek Türkiye’nin bu listeye giren 9 kültürel varlığından biri oldu.

Safranbolu Evleri

Safranbolu denince ilk olarak aklımıza bugüne kadar korunmuş o güzelim evleri geliyor. Bu evleri özel yapan başlıca özellikleri şöyle:

  • Genellikle 2 ya da 3 katlı binalar
  • Haremlik ve selamlık olarak iki bölümden oluşuyor
  • Ahşap çatkılı, taş ve kerpiç örgülü beyaz badanalı evler
  • Birbirlerinin önlerini kapatmayacak şekilde yapılırlar
  • Evin içindeki süslemeler ve ahşap işçiliğinde Bektaşi geleneğine ait üçler, beşler, yediler ve on iki İmam’a ait detaylara yer verilir.
  • Sokağın başındaki bazı evlerin köşelerinin yumuşatıldığı ve böylece sokağı dönen hayvanlara zarar vermesinin önüne geçildiği görülüyor. Buna da “Pah kesiği” adını veriyorlar. Gaudi’nin de yıllar sonra bu mimari yöntemi Barselona’da uyguladığı düşünülürse, Gaudi acaba buradan ilham mı aldı diye insan sormadan edemiyor.

Safranbolu’da Gezilecek ve Görülecek Yerler

Safranbolu içinde yaklaşık 1500 tarihi eser ve 120 tarihi çeşme bulunan oldukça geniş bir derya. Açıkçası fikir vermesi ve nereleri gezmek isteyeceğinize karar vermeniz için golf arabaları ile düzenlenen tura çıkabilirsiniz. Kısa tur yarım saat sürüyor ve 20 TL. Sonrasında yürüyerek hem tarihi merkezi hem de çevredeki diğer yerleri keşfe çıkabilirsiniz.

Safranbolu Eski Şehir

Cinci Han

Safranbolu’nun tarihi merkezini Kazdağlı Meydanı‘ndan itibaren gezmeye başlıyoruz. Karşımıza ilk olarak Cinci Hamamı çıkıyor. Bu yapı Sultan İbrahim’in Anadolu Kazasker’lerinden Kazasker Hüseyin Efendi (halk arasında Cinci Hoca deniliyormuş) tarafından ilçeye bırakılan iki yapıdan biri. Diğeri de Cinci Han. O da yürüyerek 1 dakika uzaklıkta yer alıyor. Cinci Han’ın teras katında şehrin güzel panaromik görüntüsünün tadını çıkartmanızı tavsiye ederim.

Arastacılar Çarşısı

Safranbolu’nun tarihi sokaklarında gezerken bir sonraki durağımız Arastacılar ya da diğer adı ile Yemeniciler Çarşısı oluyor. Bugünkü adı ile ayakkabıcılar çarşısı diyebiliriz. Yemeni o dönem giyilen bir tip ayakkabı. Bugün hala üretiliyor. Üstelik üstüne su döktüğünüzde hemen emiyor. Bu çarşılarda lonca sistemi uygulanırmış. Çarşıda birinin yemenisi hakkında şikayetler artarsa lonca başkanı gelir onun ayakkabısını alır dükkanının çatısına atarmış. Bu da onun kötü ayakkabı yaptığının göstergesi oluyor. “Pabucu dama atılmak” deyimi de buradan geliyor.

Tarihi Tabakhane

Safranbolu gezimiz sırasında tarihi Tabakhane uğradığım adreslerden biri oldu. Her ne kadar görüntü olarak çok estetik bir yer olmasa da bir deyimin hikayesi de burada yatıyor. 1940 yılına kadar Safranbolu’da derilerin tabaklandığı tabakhanede, bu tabaklama işlemi için sıcak köpek dışkısı kullanılırmış. Soğumadan yetiştirmek için dışkıyı alan topuklarmış. Affedersiniz ama “Tabakhaneye bok mu yetiştiriyorsun?” deyimi de buradan dilimize girmiş. Tabakhane’nin tam karşısında ayrıca Tabakhane Camii bulunuyor.

Buradan yine çok güzel manzaralı bir vadiye doğru ilerliyoruz. Vadinin tepesinde bir seyir noktası yapılmış. Hatta bu noktadan asansörle aşağıya inilebiliyor. Merdiven de ayrı bir seçenek. Aşağıda çay bahçeleri de var.

Demirciler Çarşısı

UNESCO Çilingiri Hüseyin Abi

Tekrar merkeze döndüğümüzde bu sefer hedefimiz demirciler çarşısı oluyor. Bizi eski bir dükkanın üstündeki şu yazı karşılıyor:

“Demir tava geldi
Kömür bitti
Akıl başa geldi
Ömür bitti”

Bu dükkanın hemen yanında ise UNESCO tarafından ödüllendirilmiş anahtar ustası UNESCO Çilingiri Hüseyin Abi’nin dükkanı bizi karşılıyor. Hüseyin Abi ateşte demir döverek anahtar yaparken onu izliyor ve sonrasında gezmeye devam ediyoruz.

Hıdırlık Tepesi

Şehri yukarından görebilmek için en iyi yerlerden biri olan Hıdırlık Tepesi bir sonraki adresimiz oluyor. Buraya giriş ücreti 1 TL. Bu tepede panaromik manzara dışında 2 türbe ve bir de çay bahçesi bulunuyor. Fotoğraf için güzel bir yer ancak daha iyi fotoğraf kareleri için biraz daha yukarı gitmenizi tavsiye ederim. Hıdırlık Tepesi’nin üstünde Zafranbolu uçak maketinin olduğu parkın bir alt sokağı en ideal yerlerden biri.

Sadranbolu’da görülecek yerler tabi ki de bunlarla bitmiyor. Eski Hükümet Konağı bugünkü Kent Tarihi Müzesi, Kaymakamlar Evi ve tarihi camiileri de görebilirsiniz. Zaten ilçede tarihi olmayan bir şey yok.

Yörük Köyü

Safranbolu’ya yaklaşık 11 km uzaklıkta yer alan Yörük Köyü, Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye’de koruma altına alınmış iki köyden biri. En eskisi 450, en yenisi de 90 yaşında olan tarihi konakları, esprili ve teatral anlatımıyla nam salan rehber Filiz Teyze ve ödüllü ev baklavası ile Yörük Köyü muhakkak zaman ayrılması gereken yerlerden biri.

Dünyaca ünlü opera sanatçımız merhum Leyla Gencer, Gülgün Feyman ve Cemil İpekçi kökleri bu köyden çıkmış ünlüler. Buraya Safranbolu’dan günün belli saatlerinde dolmuş seferi de oluyor ancak benim tavsiyem araba ile civarı keşfetmeniz yönünde.

Kristal Teras ve Tokatlı Kanyonu

Yörük Köyü ziyaretimiz sonrasında bir sonraki durağımız Safranbolu’ya 8 km uzaklıktaki Kristal Teras oldu. Safranbolu İncekaya Kanyonu üzerine kurulu cam teras eşsiz bir manzarayı deneyimlemenizi sağlıyor. Ancak camın pis olması bu deneyime zarar veriyor. Camın kirliliğinden maalesef aşağısı pek de gözükmüyor.

Kristal Teras giriş ücreti 4 TL. Burada bir de kafe bulunuyor. Cam terasta fotoğraflar çektikten sonra kafede salep içip manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Ayrıca Tokatlı Kanyonu’na gidip doğa yürüyüşü yapabilirsiniz.

Bulak Mencilis Mağarası

Safranbolu merkezden yaklaşık 8 km uzaklıktaki Mencilis Mağarası Karabük’e bağlı Bulak Köyü’nde bulunuyor. Bu yüzden Bulak Mencilis Mağarası da deniyor. Mağaraya gelirken biraz virajlı ama çok keyifli bir yoldan geçiyorsunuz. Manzaraya dalmayın kaza yaparsınız. Bulak Mencilis Türkiye’nin 4., Karadeniz’in ise 2. büyük mağarası. Yaklaşık 6 km uzunluğundaki mağaranın sadece 400 metresi ziyarete açık.

Bulak Mencilis Mağarası giriş ücreti sadece 5 TL. Bu ücreti ödedikten sonra 1 de 150 basamaklı bir merdiveni çıkmanız gerekiyor. Sonrasında ise sizi oluşumları 65 ile 200 milyon yıl öncesine kadar dayanan damla taş, dikit ve sarkıtlar bekliyor. Lisede coğrafya dersinde duyduğumuz bu kavramları canlı olarak görünce insan bir hoş oluyor. Bu hoşluktan mı bilinmez içerisi gerçekten bir görsel şölen. Arada avucumun içine sığacak büyüklükte minik yarasalar gördüm. Korkmayın, uyuyorlar.

Safranbolu’da Nerede Ne Yenir?

Yörük Sofrası’nın meşhur ev baklavası

Gezip dolaşmak güzel de aç mı gezeceğiz? Tabi ki de hayır. Safranbolu’da midemiz bayram edecek. Safranbolu kuyu kebabı, peruhisi, bükmesi, etli yaprak sarması ve ev baklavası ile gel gel ne olursan gel diyor.

Biz ilk olarak Yörük Köyü Sofrası‘nda gözleme (tanesi 7 TL) ve ödüllü ev baklavasının (porsiyonu 7 TL) tadına baktık. Kesinlikle tavsiye ederim. Sonrasında Kristal Teras manzarası karşısında salep içtik. Salep vasat ancak bu manzaraya ne olsa içersiniz. İlk gece akşam yemeğimizi İmren Lokum Konak‘ta yedik. Kahvaltılarımız da burada idi. Akşam yemeği oldukça güzel olsa da sabah kahvaltısının çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Peynir kalitesini arttırmalılar. Çeşit bol ancak kalite çok iyi değil.

Bir sonraki gün Mencilis Mağarası girişindeki kafede meşhur Bağlar gazozu içtik. Öğle yemeği için adresimiz ise Bağlar mevkiindeki Safran Konak oldu. Burası Safranbolu’nun ileri gelenlerinin düğünlerini de yaptığı bir yer imiş. Konakta içine şırınga ile kıyma yerine süzme yoğurt konarak hazırlanan bir çeşit mantı diyebileceğimiz peruhi başta olmak üzere bölgeye ait yemeklerin tadına baktık. Özellikle etli sarma damak çatlatır. Akşam yemeği için adresimiz ise Köroğlu Konak oldu. Buranın hem ambiyansı hem de yemekleri oldukça iyi idi.

Tam ortadaki meşhur peruhi, Safran Konak

Ayrıca oyabat kuzularının 2 saat kuyuda pişmesi ile yapılan kuyu kebabı için Kadıoğlu Şehzade‘yi deneyebilirsiniz. Bir porsiyonu 35 TL. Safranbolu’nun meşhur su simiti için Tarihi Simit Fırını, bükmesi için ise 1971’den beri hizmet veren Mustafa Kılcıoğlu‘na gidebilirsiniz. İlçenin meşhur safranlı lokumu için İmren Lokum tavsiye edilir.

Safranbolu’da Nerede Kalınır?

Safranbolu Akçe Konak
Safranbolu Akçe Konak

İlçenin en güzel yanı dışarından baktığınız o tarihi konaklarda sizde konaklayabiliyorsunuz. Biz kalabalık bir grup olarak gittiğimiz için konaklara dağıldık. Ben Akçe Konak isimli bir otelde kaldım. Geceliği yaklaşık 210 TL seviyesinde. Yine ekibin bir diğer bölümü de İmren Lokum Konak‘ta kaldı. Burası da benzer fiyatlarda. İkisi de tarihi merkezde yer alıyor. Bölgede fiyatlar en düşük 80-100 TL bandında.

Safranbolu’ya Nasıl Gidilir?

İlçeye en yakın havalimanı Kastamonu‘da yer alıyor. Ancak buradan yaklaşık 110 km’lik bir yolculuk yapmanız gerekiyor. Açıkçası İstanbul’dan otomobille 4-5 saatlik bir yolculuk uçaktan çok daha hızlı olacaktır. Ankara’dan gelecekler için ise mesafe araba ile çok daha yakın. Ben Yeni Ford Kuga‘yı test etmek için gittiğimden Kastamonu’dan araçlarla ilçeye ulaştık.

Safranbolu’ya İstanbul’dan otobüsle 60 TL’ye gitmek mümkün. En fazla seferi Metro Turizm yapıyor. Ayrıca Efe Tur’un az da olsa buraya seferi var.

8 YORUMLAR

  1. Selçuklular, İsfendiyaroğulları ve Candaroğulları’ndan sonra Osmanlı yönetimine geçmiştir Safranbolu. Kervanyolu üzerinde konaklama yeri olarak yörenin üretim ve ticaretini elinde tutmuştur. Ekonomik refah da kentin yerleşim alanına yansımıştır. Eski, “çarşı” adı verilen bölge 3 vadi üstüne kurulmuştur. Çoğu yapı, kemerler üzerine oturtulmuştur. İzzet Paşa Camii’nin, Cinci Han’ın altına bakıldığında bahsettiğim yapıyı görmeniz mümkündür. Evlerin mimarisinin istanbul yalılarından taklit edildiğini hiç duymadım, benzerlikler olabilir tabii. Ancak, bugün İstanbul’da pastacı ve fırıncıların Safranbolu’nun bazı köylerinden geldiklerine bakarak bunu geçmişe taşımak, mimaride bu meslekten gelenlerin beğenilerinin hakim olduğunu söylemek gerçekle uyuşmuyor. İstanbul’da yaşayan fırıncılar evleri yaptırmıyor…
    Evler, sizin de söylediğiniz gibi birçok yerde var, Safranbolu’ya özgü olan, değişmemiş olan kent mimarisidir, bildiğim kadarıyla özgündür. Bunun da temelinde geçmişte ticaret yollarının üzerinde olması ve Osmanlı’nın sürgün yerlerinden biri olması yatar. Yine Safranbolu, İstanbul’a yakın olması nedeniyle geri dönme olasılığı olan saray sürgünlerinin yeridir. Safranbolu’nun yerlilerine sorduğunuzda büyüklerinden çoğunun saraylı olduğunu öğrenirsiniz (yerlisini bulabilirseniz tabii).
    düzeltme ve ekleme yapmak gereğini duydum yazınızı okuyunca…

    • Vildan Hanım öncelikle ilginiz ve uyarılarınız için çok teşekkürler. Evlerin İstanbul’dan esinlenilmesi ile ilgili bilgileri Safranbolu’daki rehberimizden aldım. Ayrıca yaptığım okumalarda da bunu destekleyen bilgilere ulaştım. Safranbolu ve çevresinden gidenler sarayda önemli işlere girmişler. Sarayın böreklerini Safranbolulular ve Yörük Köyü’nden gidenler yapar olmuş ve İstanbul’da güzel paralar ve mevkiler kazanmışlar. Bu paralarla da İstanbul’dakilere benzer yalılar yaptırmışlar. Tabi bu birebir aynısı demek değil. Her esinlenmede olduğu gibi kendi çizgilerini eklemişler. Bektaşi kültürüne ait çok öenmli dokunuşlarla farklılaşmışlar. Ben sadece çıkış noktaları İstanbul’daki yalılarmış demek istedim.

  2. teşekkür ederim, ben bu rehber bilgisini soruşturacağım, kökenleri safranbolu’da olan biri olarak.
    iki kuşak öncesinden edindiğim bilgilere göre – onlara da büyükleri anlatırmış – evleri Kastamonu’dan gelen ustalar yaparmış. saray börekçiliği meselesi yörük köyü için geçerli olabilir. safranbolu’nun içinden börekçi ve fırıncı çıkmaz.
    evet özellikle yörük köyünde bektaşi kültürünün izlerini bulmak mümkün, Yörük köyünden olan büyük enişte, bunu sık sık vurgulardı, yaşamında da belirgin izleri vardı 🙂 ancak safranbolu için bu söylenir mi bilmiyorum?

  3. Safranbolu’nun merkezinden börekçi ve fırıncı çıkmadığı konusunda yanılmamışım. Köyleri için geçerli olabilir, özellikle de Yörük köyü için, bu bilgiyi 80 ve 90 yaşlarında olan büyüklere teyit ettirdim.

    • Açıkçası öyle diyorsanız yanlış bilgi olmasın diye o bölümü çıkarttım. Ancak Yörük Köyü ile Safranbolu’nun evleri birbirlerine çok benziyor ve Yörük Köyü’ndeki evler İstanbul’dakilerden özenilerek yapıldıysa doğal olarak Safranbolu evleri de bunun sonucunda oluşmuştur. Ancak hata riski olmasın diye o bölümü çıkardım.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here