Ana sayfa Çanakkale 2 Günde Çanakkale’de Gezilecek Yerler – Gezi Rehberi

2 Günde Çanakkale’de Gezilecek Yerler – Gezi Rehberi

31195
6

Türkiye’nin İstanbul ile birlikte iki kıtada birden toprağı olan ikinci şehri olan Çanakkale’ye 18 Mart Çanakkale Zaferi haftası sonrasında Türkiye’nin her yerinden ziyaretçi akını başlıyor ve sonbahara kadar bu akın hiç durmuyor. Özellikle haftasonu tatilinde araba ile gezilecek yerler arasında Çanakkale oldukça mantıklı bir alternatif. İstanbul’dan 4 saat gibi kısa bir sürede şehre ulaşmak mümkün.

Çanakkale’de gezilecek ve görülecek yerler o kadar çok ki, bir haftasonu kesinlikle yetmeyecek. Ancak bir yerden başlamak ve sonraki gezilere bir şeyler bırakmak lazım. Ben iki günlük seyahatimde şehirde olabildiğince yer keşfedip, Çanakkale’de nerede ne yenir, ne içilir, Çanakkale’de nerede kalınır ve Çanakkale’de yapılacak şeyler konusunda bilgiler toplamaya çalıştım. Öncelikle 2 günde yaptıklarımızın özeti ile başlayayım.

instagram hesabımı takip edin –> @cokgezenadam

Çanakkale Gezi Planı

Şehre iki gün için gelenlere tavsiyem gezi planı yaparken sabah erken çıkmaları. Çünkü müzelerin çoğu saat 16:30 gibi içeri kimseyi almıyor. Sabah bizim gibi 10’da çıkarsanız zaten şehre geldiğinizde gezecek pek de bir müze kalmıyor. Erkenden yola çıkıp şehir merkezindeki müzelerin hepsini bitirmek ve ertesi gün erkenden Gelibolu’ya geçerek Gelibolu’da gezmeye uzunca bir süre bırakmak iyi bir plan olabilir.

İLK GÜN 

Gezilip görülen yerler: Denizcilik Müzesi, Saat Kulesi, Truva Atı, Aynalı Çarşı, Zübeyde Hanım Parkı, Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi, Yalı Camii, Kordon

Yeme-İçme: Berliner’de tatlı, Han Cafe’de çay, Sardal-ye’de sardalye, Gülen Pide’de kıyma kaşarlı pide, Duvar Dibi’nde kahve

Konaklama: Cura Hotel

İKİNCİ GÜN

Gezilip görülen yerler: 

Çanakkale’de: Kent Müzesi, Arkeoloji Müzesi

Gelibolu Yarım Adası’nda: Dur Yolcu Yazısı, Kilitbahir Kalesi, Namazgah, Seyit Onbaşı Anıtı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Yalnız Çam (Lone Pine) Mezarlığı ve Anıtı, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Şehitler Abidesi, İlk Şehitler Anıtı, Seddülbahir Kalesi

Yeme İçme: Cura Hotel’de kahvaltı, Baykuş Cafe’de kahve, Kadir Usta’da tahinli peynir helvası, Şirvan Döner’de pilav üstü döner

Çanakkale’ye Nasıl Gidilir?

İstanbul’dan Çanakkale’ye araba ile gidecekler için iki alternatif mevcut. İlki Keşan istikametinden gidip Gelibolu yarımadasından feribot ile şehre geçmek. Bu yol yaklaşık 340 km (4-4 buçuk saatlik araba yolculuğu) sürüyor. Bir diğer alternatif de Bursa üzerinden feribotsuz ulaşım. Osman Gazi Köprüsü kullanılırsa bu yol yaklaşık 450 km (5 saat) sürüyor.

Ayrıca İstanbul’dan Çanakkale’ye çok sayıda otobüs de var. Bunlar ile ulaşım 6 saati buluyor. Çok sayıda belediye de son dönemde günübirlik ücretsiz Gelibolu turları düzenliyor. Benim seyahatim esnasında 1 adet Kadıköy Belediyesi, 2 adet de Kağıthane Belediye otobüsüne denk geldik.

Ben test aracım Yeni Volkswagen Tiguan ile giderken Bursa yolunu dönerken ise Keşan yolunu kullandım. Sabah 10 gibi İstanbul’dan çıktık ve saat 15 gibi Çanakkale’de idik.

Çanakkale’de Gezilecek ve Görülecek Yerler

57 Piyade Alayı Şehitliği

Şehir başta da belirttiğim üzere iki parçadan oluşuyor. Çanakkale’nin merkezinin de bulunduğu parça boğazın Asya tarafında yer alıyor. Avrupa yakasında da Gelibolu yarımadası var. Gökçeada ve Bozcaada da yine Çanakkale’ye bağlı adalar. Çanakkale’de gezilecek yerleri bu açıdan 5 bölgeye ayırabiliriz. Ben 2 gün gibi kısa süre ayırabildiğim için şehrin merkezi ve Gelibolu Yarımadası’nda bazı yerleri keşfedebildim. Ancak gezip göremediğim çok da yer kaldı.

  • Çanakkale Merkez
  • Çanakkale’nin çevresindeki yerler
  • Gelibolu yarımadası
  • Gökçeada
  • Bozcaada

Çanakkale Merkez’de Gezilecek ve Görülecek Noktalar

Şehrin merkezi ufak olsa da gezilip görülecek birçok nokta var. Kısa sürede hepsini gezebilmek için zamanınızı oldukça verimli kullanmanız gerekiyor.

Kordon

İzmir’in Kordon’u olur da Çanakkale’nin olmaz mı? Burası şehrin en hareketli yeri. Birçok müze, kafe ve restoran zaten bu bölge ve çevresinde yer alıyor. Burada bir yürüyüş yapıp Kordon’un tadını içinize çekmeyi unutmayın. Tabi uyarayım oldukça rüzgarlı başınıza bir bere alın yoksa fena çarpılırsınız.

Çanakkale Deniz Müzesi

Burası Kordon bölgesinde Çimenlik Kalesi’nin hemen yanında yer alan askeri bir müze. Müzenin bahçesini ücretsiz gezebiliyorsunuz. Müzede Çanakkale Zaferi’nin en önemli gemilerinden olan Nusrat Mayın gemisinin replikası da yer alıyor. Sir Winston Churchil Times gazetesinde Nusrat için şöyle diyor:

“18 Mart’ta dünya kara sularında 5 binin üzerinde gemi hizmet veriyordu. Nusrat’ın yaptığı bir yana, 5 bin geminin yaptığı bir yana. Nusrat gemisinin içinde bir de o günleri anlatan bir simulasyon var. Geminin ziyareti için ücret ödemeniz gerekiyor.

Dipnot: Geminin asıl ismi Nusrat ancak zamanla Nusret denilmiş. Turizm Bakanlığı’nın Gelibolu Tarihi Alan Rehberi’de de yine Nusrat olarak geçiyor. Müzedeki replikada ise Nusret yazıyor. )

Yalı Camii

Müzeden çıktınız ilk sağdaki sokakta sizi ufak tarihi bir camii bekliyor. Tavil Ahmet Ağa tarafından yaptırılmış olan bu camii bir yangına kurban gidince Miralay Halil Bey  tarafından 1854 yılında yenilenmiş.

Çanakkale Kent Müzesi

Camiinin hemen yanında ise sizi Kent Müzesi bekliyor. Pazartesi günler kapalı ve saat 16:30’dan sonra ziyaretçi almıyor. Giriş ücreti ise ödemiyorsunuz. 1800’lü yıllara ait tarihi bir bina burası. Yıllar içinde birçok kez el değiştirmiş. 46 yıl boyunca Emek Otel olarak kullanılmış. 2004 yılında ise Belediye burayı satın alıp, restore edip Kent Müzesi’ne dönüştürmüş.

Çanakkale Saat Kulesi

Kent Müzesi’nden çıkıp sağa döndüğünüzde yolu takip ederseniz kendinizi Saat Kulesi meydanında buluyorsunuz. Kule, II Abdulhamid döneminde 1896 yılında Sancakbeyi Cemil Paşa tarafından yaptırılmış. Dönemin İtalyan Fahri Konsolosu ve tüccar olan Emilio Vitalis’in vasiyeti ile şehre su getirilmesi için bıraktığı paranın arta kalan para ile inşa edildiği söyleniyor ancak bu konuda tarihi bir belge bulunmuyor. 5 katlı olan kulenin yüksekliği ise 20 metre. Özellikle gece ışıklandırması ile çok güzel duruyor.

Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi

Saat Kulesi’nden Kordon’a doğru yürürken feribot iskelesinin karşısında sizi prefabrik bir yapı karşılıyor. Burası Kale Grubu tarafından yaptırılmış olan Çanakkale’nin Evlatları İnteraktif Deneyim Sergisi. Geçtiğimiz yıl açılan bu serginin belki ileride daha büyük bir yapıya taşınması da söz konusu imiş. Giriş ücreti ödemiyorsunuz.

Truva Atı

Sergiden çıktıktan sonra Kordon’da yürümeye devam ettiğinizde bu sefer de karşınıza meşhur Truva Atı çıkıyor. Bu at tabiki de gerçek at değil. Brad Pitt’in başrollerinde oynadığı Truva Filmi’nde kullanılan at burada sergileniyor. Açıkçası Truva Antik Kenti’ndekini göremedim ama bu atın ondan çok daha heybetli olduğu söyleniyor.

Zübeyde Hanım Parkı

Truva atını da gördünüz,şimdi sıra onun yanındaki park alanında. Burası adını Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’dan alıyor. Parkın ortasında Zübeyde Hanım’ın büstü yer alıyor. Ayrıca park ortasına yapılan Barış Petekleri çalışması da oldukça ilgi çekici bir çalışma. Şehrin merkezinde elinize kitabınızı alıp huzur içinde okuyabileceğiniz güzel bir alan bu park.

Çanakkale Seramik Müzesi

Kordon boyunca yaklaşık 850 metre yürürseniz bu sefer de karşınıza Seramik Müzesi çıkıyor. Burası da çok görmek istediğimiz ancak zamansızlıktan bir sonraki sefere bıraktığımız bir müze oldu.

Aynalı Çarşı

Kordonu bitirdiniz şimdi sıra biraz daha içlere bakmaya geldi. Şehre gelip de meşhur Çanakkale Türküsü‘nde adı geçen Aynalı Çarşı’yı görmemek olmaz.

“Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of gençliğime eyvah

Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah”

Burası Deniz Müzesi’nden çıktığınızda sağa döndüğünüzde yaklaşık 500 metre yürürseniz karşınıza çıkıyor. Aynalı Çarşı 1890 senesinde II. Abdülhamit döneminde şehrin Musevi cemaatinin ileri gelenlerinden Eliyau Hallio tarafından yaptırılmış. Bu yüzden dolayı da ilk başta adı Halyo Çarşısı imiş. Ancak girişindeki aynalardan dolayı insanlar buraya Aynalı Çarşı demiş.

Gelibolu Savaşı’nda bombalanarak yıkıntı haline dönen çarşı İngiliz işgali sırasında ahır olarak da kullanılmış. 1967 yılında dönemin belediye başkanı Sadi Fenercigil çarşıyı bugünkü haline getirmiş. Çarşının içi çok da büyük değil. İçeride birçok hediyelik eşya ve tabiki de aynalar var. Çarşısının ana girişinde de oturup soluklanmalık çaycılar da mevcut. Burası da akşam 6’ya doğru kapanıyor.

Arkeoloji Müzesi

Şehir merkezine yaklaşık 2 km uzaklıkta olan müze, konakladığımız otelin ise yanı başında yer alıyordu. Çevresinde Antik Kent’ten geçilmeyen şehrin doğal olarak Arkeoloji Müzesi’ni gezmemek olmaz. Müzede 12 bin 747 adet arkeolojik eser varmış. Bu eserler hem müzenin bahçesinde hem de bina içerisinde sergileniyor. Müze binası biraz bakımsız ve soğuk devlet binalarını andırıyor. Ancak içi oldukça güzel idi.

Müze haftanın her günü sabah 8’de açılıyor. Nisan Ekim döneminde akşam 19’a kadar, diğer zamanlarda ise 17’ye kadar açık. Giriş ücreti 5 TL, Müze Kart şimdilik geçerli. (Bakanlığın anlaşması mart sonunda bitiyor. Yenileme ile ilgili bilgi bize gelmedi dedi görevli) Benim gibi basın kartı olanlara da giriş ücretsiz. Bence Türkiye’de arkeolojiyi sevdirmek için müze giriş ücreti ya olmamalı ya da 1-2 TL gibi bir rakam olmalı. Açıkçası bizim dışımızda kimse gezmiyordu müzeyi.

Çanakkale Çevresinde Gezilecek Noktalar

Şehrin merkezi dışına da belki bir gün ayrıca ayırmakta fayda var. Truva Antik Kenti, Antik Parion Kenti, Gülpınar Apollonn Smintheus Tapınağı Örenyeri zamanımız daha çok olsaydı da gezseydik dediğimiz yerler oldu. Yenice’nin Seyvan Köyü’ndeki Issız Cuma da korku dolu hikayesi ile merak ettiğimiz ama vakit ayıramadığımız bir yerdi.

Çanakkale’nin Balıkesir sınırında yer alan Kaz Dağları etrafındaki köyleri de tek başlarında minimum bir haftasonunu hak ediyor. Adatepe, Yeşilyurt ve Tahtakuşlar köyleri başta olmak üzere Kaz Dağları çevresinde gezilip görülmeyi bekleyen birçok güzellik var. Haftasonunda Kazdağları Gezilecek Yerler Listesi yazıma bir bakmanızı tavsiye ederim.

Ayrıca yaz döneminde şehre gelenler deniz, kum güneş için Gökçeada ve Bozcaada’yı da ziyaret edebilir. Biz ikinci günümüzü Gelibolu Yarımadası’ndan yana kullandık.

Gelibolu’da Gezilecek Yerler

Kordon’dan kalkan feribotlara 30 TL ödeyerek kısa sürede kendinizi Kilitbahir’de buluyorsunuz. Gelibolu’da gezilip görülecek yerlerin tamamını değil bir günde belki bir haftada tam anlamıyla gezemezsiniz. Tarihi yarımadada gezilecek yapıların sayısı 108. Biz doğal olarak yarım günde bu yapıların sadece bir kısmını görebildik. İlk olarak bizi feribotla gelirken “Dur Yolcu” yazısı selamladı.

Feribottan çıkışta sola dönüp ilk olarak Kilitbahir Kalesi, Namazgah Tabyası, Seyit Onbaşı Heykeli, Havuzlar Şehitliği ve Anıtı’nı ziyaret ettik. Bunlar yol boyunca karşınıza çıkıyor. Bu yolu takip ederek gitmek daha mantıklıymış ancak biz Apple Haritaların kurbanı olarak buradan geri dönerek sırasıyla Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Yalnız Çam (Lone Pine) Mezarlığı ve Anıtı, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Şehitler Abidesi, İlk Şehitler Anıtı, Seddülbahir Kalesi’ni ziyaret ettik. Sonrasında zamanımız olsaydı Biga Köyü’den Atatürk’ün Evi’ni görüp köy kahvesinde bir çay da içmek istiyorduk. Ama ah şu zamansızlık:( Bu arada Seddülbahir Kalesi ve Biga Atatürk Evi şuan tadilattalar.

Gelibolu’da gezilecek yerleri bloğumda daha detaylı anlattığım için burada daha özet geçiyorum.

Çanakkale’de Nerede Ne Yenir Ne İçilir?

Şirvan Döner

Şehirdeki 2 günümüz boyunca birçok yeni yer keşfetme fırsatı bulduk. İlk gün Berliner’de 2 TL’ye kadayıf dolması, Han Cafe’de 1,5 TL’ye çay, Sardal-ye’de 6 TL’ye ekmek arası sardalye, Gülen Pide’de 15 TL’ye kıyma kaşarlı pide, Duvar Dibi’nde 7,5 TL’ye sütlü filtre kahve içtim. İkinci gün ise kahvaltıyı konakladığım Cura Hotel’de yaptım. Sonra Baykuş Cafe’de 6,5 TL’ye filtre kahve, Kadir Usta’da 3 TL’ye tahinli peynir helvası, Şirvan Döner’de 18 TL’ye pilav üstü döner yedim.

Şehirde nerede ne yenir ne içilir hakkında daha kapsamlı bir de rehber hazırladım. İsterseniz detayları yeme içme rehberinde bulabilirsiniz. En iyi balık nerede yenir, en güzel dönerci, en iyi tatlıcılar, kafeler ve sokak lezzetlerini derlemeye çalıştım.

Çanakkale’de Nerede Kalınır?

Şehirde otellerin önemli bir kısmı Kordon ve çevresinde kümelenmiş. Ancak benim gibi otomobille geliyorsanız şehrin merkezinde otopark büyük bir sıkıntı ve otellerin kendi otoparkı yok. Ben şehir merkezine 2 km uzaklıktaki Cura Hotel’de kaldım. İki kız kardeşin babalarının hayali olan otel projesini geçtiğimiz yıl haya geçirmesi ile kurulmuş oldukça güzel bir otel burası. Yabancı zincir oteller kalitesinde bulduğum otelle ilgili detaylı bilgileri Çanakkale’de Nerede Kalınır? yazımda bulabilirsiniz.

Alışveriş

Şehirde alışveriş denince ilk olarak akla Aynalı Çarşı geliyor. Buradan çarşının da adını aldığı aynalardan alabilirsiniz. ben geleneksel değil modern alışveriş merkezleri arıyorum diyorsanız o zaman konakladığım Curo Hotel’in de bulunduğu Troya Caddesi taraflarına geçmeniz gerekiyor. Burada şehrin iki büyük AVM’si, TroyPark ve 17 Burda AVM’leri var. 17 Burda oldukça büyük ve modern bir AVM. TroyPark’ta da şehirdeki tek Starbucks’ı gördüm.

Ne Zaman Gidilir?

Şehrin sezonu 18 Mart ile başlıyor ve kasım ayına kadar sürüyor. Ancak denizin de tadını çıkartmak isteyenler için yaz dönemi çok daha güzel olabilir. Tabi o sıcaklarda da Gelibolu’da dolaşmak belki zorlayabilir. Benim tavsiyem Gelibolu için yaz olmadan bir gezi ayarlayıp. Asya’da kalan yarımada ve adaları da yaza saklayın derim.

6 YORUMLAR

  1. öncelikle çanakkale ve gelibolu ile ilgili yazılarınız için teşekkürler, bende yazki iznimde sizin programınızada uyarak çanakkale ve geliboluyu gezdim, bahsettiğiniz yerlerde de yiyip içdik ve memnun kaldık eşimle, bikaç birşeyde izninizle ben eklemek istiyorum bu seyahatimle ilgili,

    – öncelikle çanakkalede truva antik kentine giderken yol üstünde turgut reis tabyaları(bataryaları) var, orayada uğramanızı şiddetle tavsiye ederim, üstelik açık olması nedeniyle topların içine girebiliyorsunuz.
    – birde aynen dediğiniz gibi çanakkale içinde trafik baya bir kötü ve park sorunu var, bende tavsiyenize uyup aracımı otelde bıraktım ve taksi kullandım, fakat çanakkalede taksiler ile ilgili bir sıkıntı olduğu kanısına vardım, çünkü çanakkalede 4 kez taksiye bindim ve 3 tanesinde garip ve ilginç şöför arkadaşlara denk geldim, örnek vermek gerekirse birtanesi emniyet kemeri taktığım için resmen beni azarladı, yanlış yazmadığımı tekrar teyit ediyorum, emniyet kemeri taktığım için azarlandım :), o nedenle çanakkalede pekde taksicilik iyi değil gibi, yani siniriniz bozulabilir bunuda dikkate almanız lazım taksi kullanırken :D,

    tekrar teşekkürler güzel yazınız için.. iyi çalışmalar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here