Ana sayfa Bolu Bir Günde Bolu Göynük Gezi Rehberi

Bir Günde Bolu Göynük Gezi Rehberi

3676
3

Her test aracı alışımı İstanbullular için bir amme hizmetine çevirir oldum. Yeni test aracı ile İstanbul‘a yakın güzel neresi var arayışım şimdilik güzel sonuçlar veriyor. Ancak günün birinde kaynaklarım kuruyacak diye korkuyorum. Son olarak da İstanbul’a yakın yerler arasından tercihim Bolu‘nun Göynük ilçesi oldu.

Öncelikle bu yıl Uluslararası Cittaslow (Sakin Şehirler) Birliği’ne üyeliği kabul edilmesi ilgimi çeken birinci unsur oldu. Ayrıca meşhur Saat (Zafer) Kulesi manzaralı fotoğrafları da bu kararımda etkili oldu. Bir bakıma Safranbolu’yu andıran evleri insana gel gel diyordu. Biz de yola koyulduk. Bir perşembe günü çıktığımız yolculuğumuzda önce Bolu’nun Mudurnu ilçesini keşfe çıktık. (Bu yolculuğumuza ait detayları “Mudurnu Gezi Notları: 700 Yıldır Süren Ahi Duası” yazımda bulabilirsiniz. Yazı linki bu yazının sonunda yer alıyor.) Mudurnu’dan sonraki durağımız da Göynük oldu.

instagram hesabımı takip edin –> @cokgezenadam

Göynük Hakkında Bilgiler

Bolu’nun güneybatı bölgesinde yer alan Göynük, iki tepe arasında kalan vadiye kurulmuş klasik bir Osmanlı yerleşimi. Zaten vadiye girmenizle sizi Safranbolu ile özdeşleştirdiğimiz Osmanlı konaklarından oluşan bir ilçe karşılıyor. Mudurnu’ya göre çok daha bakımlı duruyor. Mudurnu’dan 50, İstanbul’dan ise 245 km uzaklıkta yer alıyor. Mudurnu Göynük yolu biraz virajlı kötü bir yol. Ancak Göynük’ten İstanbul’a giden yol ise oldukça iyi.

İlk yerleşimin Milattan Önce 8. yüzyıla dayandığı ilçenin, bilinen ilk adları Koinon ve Gallicanon. O dönemde batıdan gelen Bithynialılar bölgeye yerleşmiş. Genelde birçok medeniyetin geçiş yolu olmuş. Göynük özellikle Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in türbesine ev sahipliği yapması ile de oldukça meşhur. İlçede her sene Akşemseddin şenlikleri düzenleniyormuş.

Göynük’te Gezilecek ve Görülecek Yerler

Göynük’e ulaştığımızda havalar bize pek de hoş geldin demedi. Biraz yağmurlu bir günde ilçeyi gezmek durumunda kaldık. Yağmur biraz sakinleşince ilçeyi keşfe çıktık. Bu gezimizde Concord Tur‘dan Atilla Abi ve onun arkadaşı Göynük’ün yerlisi Okan Bey’in yardımlarının da altını çizmeden edemeyeceğim. Ayrıca  Kesfetsene Taflan, Dijital Seyahatname Gizem, Gezmelerdeyim Kenan, bu geziyi keyifli kılan gezgin yol arkadaşlarımdı.

Ekip profesyonel gezginlerden oluşunca ilçenin tamamını gezmek çok da vaktinizi almıyor. Yarım gün gibi bir sürede rahatlıkla her yerini gezebilirsiniz. Bu yüzden dolayı genelde bölgeye hafta sonu gelenler Taraklı, Mudurnu, hatta Sapanca, Abant gibi yerlerle birleştiriyorlar gezi rotalarını. Neyse ki bölgede bu anlamda alternatifler çok.

Akşemseddin Hazretleri Türbesi

Biz ilçeyi gezmeye Akşemseddin Hazretleri’nin Türbesi ile başladık. 1389 yılında Şam’da doğan ve Fatih Sultan Mehmet’in hocası olarak ünlenen Akşemseddin, Göynük’ten geçerken burayı çok beğeniyor ve bu huzurlu ilçede vefat ediyor. Akşemseddin’in huzurundan etkilendiği ilçenin bu sene Sakin Şehirler Listesi’ne dahil olması ayrıca manidar olmuş. Akşemseddin’in türbesi Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış. Her yıl mayıs ayı sonunda ona ilçede özel şenlik düzenleniyor.

Gazi Süleyman Paşa Cami ve Hamamı

Göynük Gazi Süleyman Paşa Hamamı
Gazi Süleyman Paşa Hamamı

Türbenin hemen yanı başında bir hamam ve bir de cami bulunuyor. Gazi Süleyman Paşa Cami, 2. Osmanlı Padişahı Orhan Bey’in büyük oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331 ile 1335 yılları arasında yaptırılmış. Bölgedeki ilk Osmanlı eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Bu cami yapımında rivayet odur ki, bir isçi elinde bir taşı koymadan getirip götürüyor. Süleyman Paşa durumu fark edip işçiye nedenini sorduğunda, işçi, sabah yıkanamadığı için mübarek yapının temeline taş koymak istemediğini söylüyor. Bunun üzerine Süleyman Paşa da cami inşaatı yanına bir hamam yapılması emrini veriyor.

Müderrisler Konağı


Cami ve hamam ziyaretimizden sonraki durağımız Müderrisler Konağı oluyor. İlçe konaklar anlamında oldukça zengin. Mimari olarak zaten Mudurnu gibi burası da Safranbolu’yu andırıyor. Burası biraz daha zengin olduğu için konaklar Mudurnu’ya göre daha bakımlı. Safranbolu’da odluğu gibi burada da konaklar birbirlerinin manzarasını kesmeyecek şekilde tasarlanmış.

İlk gezdiğimiz konak olan Müderrisler Konağı, 1340’lı yıllarda Gazi Süleyman Paşa’nın yaşadığı evmiş. 2012 yılında restore edilen Müderrisler Konağı bugün hem restoran hem de otel olarak işletiliyor. İçini ücretsiz gezebiliyorsunuz. Bu arada girişte ayakkabınızı çıkartmanız gerekiyor.

Akşemseddinoğlu Konağı

Akşemseddinoğlu Konağı, 19. yy’da Hacı Nuri Efendi tarafından Ermeni Ustalara yaptırılmış. İlçenin en büyük konağı olması yanında cumbasız olması ile de diğer konaklardan ayrışıyor. Müderrisler Konağı gibi burası da otel olarak işletiliyor. Konağın girişinde Akşemseddin’in bugüne uzanan soy kütüğünü de görüyorsunuz.

Zafer Kulesi

Göynük denildiğinde ilk karşınıza çıkan, ilçenin ikonikleşmiş Zafer Kulesi oluyor. Cumhuriyet Dönemi’nin ilk Kaymakamı Hurşit Bey tarafından yaptırılıyor. Cumhuriyet tarihinin de ilk eseri olduğu söyleniyor. Tabi bu tür bilgileri Türkiye’de teyit etmek zor. Malum kayıt tutma konusunda süper olduğumuz söylenemez. Ama kule ilk değilse bile ilklerden olduğu kesin.

Biz kuleyi gezerken etrafında bir şantiye havası hakimdi. Ancak siz yazıyı okurken bu çalışmalar bitmiş olması gerekiyordu. Buradan şehrin panaromik manzarasına hakimsiniz. Ancak kule de aşağıdan çok güzel gözüküyor. Burada Galata Kulesi dilemması yaşadım: Kulede olmak mı yoksa uzaktan kuleye bakmak mı?

Ömer Sikkin Hazretleri Türbesi

Aynı Akşemseddin gibi Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin müritlerinden olan Ömer Sikkin Hazretleri’nin türbesi de merkezden 5 dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. İyi bir bıçak ustası olduğu için Bıçakçı Ömer Dede de denirmiş kendisine.

Göynük Açık Hava Müzesi

İlçede yapılan kazı çalışmalarında çıkan Frigyalılara ait kalıntılar yol kenarında sergileniyor. Açıkçası yanlarında arabalar kamyonlar park ettiği için pek müze havası yoktu. Yoldan geçerken dikkat etmezseniz farketmeyebilirsiniz bile.

Gürcüler Konağı


İlçedeki son durağımız Gürcüler Konağı oldu. Burası bir kent müzesi şeklinde ziyarete açılmış. daha çok yeni idi. Sanırım konağın ilk ziyaretçilerinden olduk. 200 yıllık konakta geçmiş döneme ait kıyafetler, süslemeler, el sanatları ürünleri vs.. sergileniyor. Burasını da ziyaret şimdilik ücretsiz.

Postacılar Konağı

Bizim ziyaretimizde kapalı olduğu için ziyaret edemedik ama siz gezerken açıksa uğramaya çalışın. Burası Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın İstanbul’dan Ankara’ya giderken rahatsızlık geçirince Göynük’te durarak 3 gün kaldığı konak. Bu açıdan ilginizi çekebilir.

Göynük’te Nerede Ne Yenir Ne İçilir?

Osmanlı’nın son dönemlerinde saray aşçılarının Bolu’dan çıkması boşuna değil. Bunu hem Mudurnu hem de Göynük ziyaretlerimizde ziyadesi ile anladık. Göynük’te akşam yemeğini ilçenin meşhur restoranı Paşazade Göynük Sofrası‘nda yedik. Hem de ne yedik. İyi yedik ama. 🙂 Keşli cevizli kaşık sapı mantısı, keşli cevizli erişte, güveçte et, güveçte etli yaprak sarma, pide, salata, fasulye, ciğer, güveçte kaşarlı kanlıca mantarı, tava yoğurdu, oklava baklavası ve tahinli pide ile bir ziyafet çektik kendimize.

Ayrıca Ramazan ayında yolu Göynük’e düşecekleri burada ilginç bir gelenek bekliyor. Her Ramazan’da burada restoranlarda 12 çeşit yemek çıkarmış. 20 dakika gibi bir sürede bu yemekler servis edilir ve yenirmiş. Yemeklerin sıralaması ise şöyle: kahvaltılıklar, düğün çorbası (bölgesine göre içine nohut ve et konuyormuş ama Göynük’te konmuyor), bakır sahanda et ya da tavuk, bamya, etli sarma, su böreği, yoğurtlu kızartma, sütlü tatlı, pilav, komposto, okla böreği (oklavadan çekme baklava), mevsimine göre meyve.

Yöreye ait yemeklerin yapıldığı bir restoran bizim ziyaretimizde açılma arefesindeydi. Yine Büyük Çınar’ın orada bölgeye has yemeklerin olacağı bir restoran daha biz gezerken ramazan ayına yetiştirilmeye çalışılıyordu. Bu arada biz tadına bakamasak da bir gazeteci arkadaşımın bana ısrarla methettiği Osmanlı Sofrası’nı da deneyebilirsiniz.

İstanbul’a Dönüş’te Yemek Molası

Bu arada İstanbul’a dönüş yolunda Adapazarı’na girip buranın meşhur Islama Köftecisi Köfteci Meriç‘e uğradık. Islama köftenin yanında tahinli kabak tatlısını da ayrıca tavsiye ederim. Açıkçası dönüş yolunda rotadan bir miktar sapıp Adapazarı’na girmenize değecek bir lezzet durağı burası da.

Göynük’te Nerede Kalınır?

Göynük’te kalmak isteyenler için birçok alternatif mevcut. Merkezde ziyaret ettiğimiz ve edemediğimiz birçok konak zaten otel olarak işletiliyor. Biz ise Sular Butik Otel‘de kaldık. Burası Göynük’ün en iyi manzarasına sahip yerlerden biri. Otelin terasından çıkıp 2-3 dakika gibi bir sürede Zafer Kulesi’ne yürüyebiliyorsunuz. Bir nevi Zafer Kulesi komşusu bir otel desek yalan olmaz.

Göynük ile ilgili bunlar da ilginizi çekebilir;

3 YORUMLAR

  1. Birde Göynük’e girmeden önce bizi karşılayan rezalete değinmek gerek sanırım. Dağın yamacında kocamam bir çöp yığını bizi karşılayan ilk şey oluyor. İnsanların bu kadar ilgi gösterdiği bir beldenin, böyle bir vurdumduymazlıkla heba edilmesi yazık.

    • İlçeden çıkarken biz de yolu karıştırıp o bahsettiğiniz yerden geçtik. Aslında orası anayol değil ama dediğiniz gibi daha uzak bir yerde olması daha mantıklı olurdu sanki.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here