Cenevre’de Gezilmesi Gereken Yerler

Avrupa’nın en zengin ülkelerinden biri olan İsviçre’nin Zürih’ten sonra en kalabalık ikinci şehri Cenevre. Otomobil tutkunlarının da iyi bildiği bir yer; çünkü önemli üreticiler yeni modellerini burada tanıtıyor. Ama Cenevre sadece fuarlarla anılmıyor. Cenevre Gölü, Fransa sınırına yakın konumu ve şehir düzeniyle başlı başına güçlü bir rota. İstanbul’dan yaklaşık 3,5 saatlik direkt uçuşla ulaşabiliyorsunuz. Havalimanına vardığınızda illa İsviçre tarafına çıkmak zorunda da değilsiniz; isterseniz Fransa kapısını da kullanabiliyorsunuz.

Cenevre Havalimanı'ndan Şehir Merkezi'ne Ulaşım

Cenevre tarafına geçmeye karar verdiyseniz havalimanından şehir merkezine ulaşmak için dört temel alternatif var: taksi, araç kiralama, otobüs ve bence en mantıklısı olan tren. Taksi, şehir pahalı olduğu için en zayıf seçenek. Araç kiralama özgürlük sağlıyor ama Avrupa sürüş düzenine alışık değilseniz yorucu olabilir. Otobüs iş görür. Yine de İsviçre’nin güçlü ulaşım ağı düşünüldüğünde en iyi seçenek çoğu zaman tren. Trenler hızlı, düzenli ve oldukça pratik. Şehir merkezindeki tren istasyonunda yazan “Avrupa’nın tüm trenleri burada durur” ibaresi de boşuna değil.

‘Avrupa’nın tüm trenleri burada durur’.

Cenevre'de Görülmesi Gereken Yerler

Şehre vardınız ve otele yerleştiniz diyelim. Sonra? Başta da söylediğim gibi Cenevre’de gezilecek ve görülecek yerler epey fazla. Avrupa’nın en yüksek zirvelerinden biri olan ve ünlü dolma kalem markasına da adını veren Mont Blanc bölgesi bu hattın en güçlü çekimlerinden biri. Yine dünyanın en büyük göllerinden Leman Gölü de şehrin cazibesini ciddi biçimde artırıyor.

Leman Gölü

11600623066_5c36900a24_c

Cenevre’ye geldiğinizde birçok yerde kalabilirsiniz. Ancak benim size önerimiz yaklaşık 120 kilometrelik uzunluğuyla dünyanın en uzun göllerinden biri olan Leman Gölü manzaralı bir otel seçmeniz yönünde olacak. Cenevre Gölü olarak da bilinen Leman Gölü’nün temizliği dillere destan. Kimse hiçbir şekilde çöp atmıyor bu göle. Gölün bir kısmı Fransa sınırında kalıyor. Gölün hem İsviçre tarafındakiler hem de Fransa tarafındakiler her gün ölçüm yapıyor gölde. Ve gölü herhangi bir şekilde kirlettiği belirlenen kişi ve kurumlar çok ağır cezalar alıyor. Ve bu tertemiz göle girmek çok keyifli. Gölde avlanan levreğin tadı ise kelimelerle anlatılacak gibi değil. Göl manzarasına bakınca Cenevre’nin simgelerinden biri olan Jet d’eau’yu (Fransızcada fıskiye demek) görüyorsunuz. 140 metreye kadar su fışkırtan devasa bir fıskiye bu. Hikayesi de oldukça ilginç.

Jet d’eau’yu yapan mühendis, suyu 140 metreye kadar fışkırtabileceğini söyler. Aylar geçer. Fıskiyenin açılış töreninde su en fazla 70 metreye kadar çıkar. Ve o mühendis o gece intihar eder.

Ertesi gün fıskiye yeniden çalıştırıldığında 140 metreye kadar çıkar sular.

Jardin Anglais (İngiliz Bahçesi)

jardin anglais cenevre

Mont Blanc Köprüsü’nden şehrin diğer tarafına geçtiğinizde sizi Jardin Anglais (İngiliz Bahçesi) adlı park karşılıyor. Burada çiçekten yapılmış çok güzel bir saat bulunuyor. Bu saati görünce saatin başkentine geldiğiniz anlıyorsunuz. Başınızı yukarı kaldırdığınız anda hemen her binanın en üst katında bir saat markasının ilanını görüyorsunuz. Binaların üzerlerinde İsviçre’de çıkan onlarca saat markası yazıyor.

Eskiden şehrin bu tarafında gerçekten de binaların en üst katları saat atölyesi olarak kullanılıyormuş.

Güneş ışığını en iyi alan dairelerde sergilermiş saat ustaları hünerlerini.

Eski Şehir

cenevre eski şehir isviçre

Bu binaların arasından ‘Eski Şehir’e çıkıyorsunuz.

Eski şehirde Reform Müzesi’ni, Tavel House’u ve Saint-Pierre Katedrali’ni gezebilirsiniz.

Sonrasında bölgedeki kafelerde sefanızı sürebilirsiniz. Cenevre’nin merkezinde çok fazla gece hayatı yok. Ya da herkese yok demek daha doğru. Ama Cenevre’de özel davetli olarak katılabildiğiniz muhteşem gece partileri oluyor. Öte yandan Cenevre 17. yüzyılda Fransa’daki Protestan katliamından kaçanlar sayesinde tam bir saat merkezi olmuş. Bugün Cenevre ‘dünyanın saat merkezi’ olarak anılmasını o günlerde Fransa’dan Cenevre’ye kaçan 3 bini aşkın Protestan saat ustasına borçlu desek yalan olmaz.

Le Gruyere

Le Gruyere Cenevre İsviçre

Cenevre deyince akla gelen diğer unsurlar ise bankacılık, peynir, çikolata. Cenevre’de adım başı bir bankaya rastlıyorsunuz. Hatta Leman Gölü’nün altında bile banka kasalarının olduğu söyleniyor. En güzel peynir ve çikolata içinse şehrin biraz dışına çıkmak gerekiyor. Cenevre’ye karayoluyla 1,5 saat uzaklıktaki Le Gruyere, eski bir Orta Çağ kasabası ve en güzel peynirler için en iyi adres belki de. Ve Avrupa’nın hemen hemen her yerinde olduğu gibi burası da çok iyi korunmuş. Ufak bir kilisesi, bir şatosu ve bir meydanı var Le Gruyere’nin.

La Gruyer'de Nerede Ne Yenir Ne İçilir?

Meydandaki restoranlarda ise bölgeye özgü gravyer peynirinden yapılan fondü ve raklet satılıyor. Fondü yapmak için tereyağı ile un bir miktar kavrulduktan sonra gravyer peyniri konuyor bir tavaya. Ardından bu karışıma beyaz şarap ekleniyor. Bu yüzdeb alkollü birşey istemiyorsanız önceden belirtin. Fondüyle en iyi giden içeceklerden biri de çay. Uzun çatallarla servis ediliyor fondü. Çatalınızın ucuna biraz ekmek ya da haşlanmış patates batırıyorsunuz. Sonra onu da fondü tavasına. Olur da ekmeğinizi ya da patatesinizi tavaya düşürürseniz bütün içkiler sizden oluyor. Eski bir İsviçre geleneği öyle diyor en azından. Raklet içinse büyükçe bir gravyer peyniri kalıbı küçük çaplı bir tost makinesine konuyor. Eriyen peyniri bıçakla yine ekmeğinize ya da haşlanmış patatese sürüp yiyorsunuz.

Çikolata Cailler’de Yenir

Cailier Cenevre İsviçre

En iyi çikolata için ise Cailler tarafına gitmek gerekiyor. Le Gruyere’ye yaklaşık 20 dakika uzaklıktaki bu bölgeye adını veren Cailler, İsviçre’nin en eski çikolata üreticilerinden biri ve ilk sütlü çikolatanın bu marka tarafından yapıldığı söyleniyor. Fabrikadaki çikolata müzesi oldukça iyi; kakaonun Cortez tarafından Amerika’dan Avrupa’ya taşınmasından başlayıp Fransız İhtilali sonrası halka yayılışına kadar güzel bir anlatı sunuyor. Çıkışta da tadım bölümü var. Leman Gölü çevresini ister arabayla, ister trenle, ister vapurla dolaşın; yol boyunca Nestle’nin ilk fabrikasını, İsviçre merkezli Migros’un ana tesisini, İngiliz Rothschild Ailesi’nin malikanesini ve daha nice etkileyici yapıyı görüyorsunuz.

Cenevre'de Yapılacak Şeyler

Cenevre sunduğu farklı aktivitelerle sıkılmanıza pek imkan vermeyecekse bir şehir. Tabi yeterince paranız varsa. Malum İsviçre Avrupa'nın da en pahalı şehirlerinden bir tanesi. Peki parası olanlar bu şehirde neler yapabilir?

Leman Gölü’de Vapur Turları-Yvoire

Yvoire-Fransa-Cenevre-İsviçre

Bu arada Cenevre’ye gidip güzel bir vapur sefası yapmadan dönmek olmaz. Merkezdeki limandan her yarım saatte bir vapur kalkıyor. Buradan kalkan vapurlar Leman Gölü’nün Fransa kıyılarına da uğruyor. İstediğiniz durakta inebilirsiniz. Her durak, çok iyi korunmuş bir Orta Çağ kasabası çünkü. Son durak ise Fransa sınırlarındaki Yvoire kasabası. Burada da minik bir şato ve onun etrafında el yapımı süs eşyaları satan onlarca dükkan bulunuyor.

Yvoire-Fransa-İsviçre cenevre

Bu kasaba, Alplerin İtalya, Fransa ve İsviçre sınırının kesiştiği noktaya çok yakın. Yvoire’in üst kısmında yer alan 250 kilometrelik bir kayak pisti bulunuyor ve bu üç ülkenin de toprağı var bu pistte. Bir günde üç farklı ülkede kayak yapabiliyorsunuz burada. Cenevre’den kalkan trenlerle Alplerin en yüksek noktalarına kadar ulaşabiliyorsunuz.

Benzer Yazılar