Ana sayfa İstanbul 1 Günde Çatalca Gezilecek Yerler: Deniz, Piknik, Mangal ve Tarih 1 Arada

1 Günde Çatalca Gezilecek Yerler: Deniz, Piknik, Mangal ve Tarih 1 Arada

53229
9

Artık yaz da bitmek üzere, tatillerimiz de bitiyor bundan sonra uzaklara tatile gitmek için bir süre beklememiz gerekecek. Ancak yıllık izninizden yemeden haftasonu İstanbul‘a yakın yerlere kaçabilirsiniz. Bunlardan bir tanesi de Çatalca ve köyleri. Özellikle de İstanbul’un Avrupa yakasında oturanlar için burası ve civarı şu günlerde bulunmaz nimet.

instagram hesabımı takip edin –> @cokgezenadam

Çatalca Hakkında

Ben de dahil birçoğumuz bilmese de Çatalca oldukça tarihi bir ilçe. Üstelik önemli de bir tarihe sahip. Şehrin tarihi Roma dönemine kadar dayanıyor. Birçok kez de tarihte önemli yer edinmiş. Zamanında Fatih Sultan Mehmet‘in Allah’a emanet ettim dediği Çatalca’yı 1924’te Atatürk vilayet merkezi yapmış ancak 1926 yılında yeniden İstanbul’a ilçe olarak bağlanmış.

Çatalca Belediyesi ve Çatalca Satılık Arsa Çıkmazı

Bugün ise Çatalca denince maalesef akla ilk başta gezilecek bir yer gelmiyor. Google’da insanlar ilçe hakkında daha çok “Çatalca Belediyesi” ve “Çatalca satılık arsa” benzeri aramalar yapıyor. Yani daha çok emlak odaklı bir arayış söz konusu. Oysaki burası deniz, tarih, doğa ve lezzet gibi başlıklarda sizi tatmin edebilecek bir zenginliğe sahip.

instagram hesabımı takip edin –> @cokgezenadam

Çatalca Nerede?

Burası İstanbul’un Avrupa yakasında şehir merkezine yaklaşık 55 km uzaklıkta yer alıyor. Büyükçekmece, Silivri ve Tekirdağ’a komşu olan Silivri İstanbul’un yüzölçümü olarak da en büyük ilçesi konumunda. Tabi bu alanın büyük bir kısmı şimdilik hala ormanlarla kaplı. Umarım da uzun bir süre emlakçıların hedefi olmaz bu ormanlar.

Çatalca Tarihi: Kırım Hanları ve Çatalca

 

Ormanlarının yanında Çatalca özellikle çok ilginç de bir tarihe sahip. Ben de geçtiğimiz yıllarda burayı ve köylerini keşfe çıktığımda burasının tarihi gerçekten de beni dumura uğrattı. Ben burada size şehrin tüm tarihini değil ancak Kırım Hanlarına dair olan kısmından bahsetmek istiyorum. Zira gezimde ilçe ve köylerini gezerken sıkça karşımıza Kırım Hanlarına dair anılar çıktı.

1475 yılında Kırım’ın Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılması ile Mengli Giray  Han ilan edilir. Osmanlı’da Cengiz Han soyundan gelen Giray Hanedanı mensupları ciddi bir öneme sahiptiler. Hatta öyle ki, vezir-i azamın önünde Osmanlı hiyerarşisinde ikinci sırada yer alırlardı. Osmanlı’nın vergi almadığı özel bir imtina gösterdiği Giray Hanedanı Osmanlı’nın 14. Padişahı 1. Ahmet zamanında ayrı bir hak daha kazandılar. Bu dönemde yapılan anlaşmaya göre Hanedan-ı Ali Osman’da erkek kalmazsa Kırım Hanlığı Osmanlı Devleti’nin başına geçecekti.

İlk defa Kanuni zamanında avcılığa olan ilgileri nedeniyle Giray Hanları’ndan bir iki tanesi Çatalca’da yaşadı. Ancak 1783’de Kırım’ın Ruslara kaybı ile Kırım Tatarları’nın bir kısmı ilçenin İzzettin Köyü’ne yerleşti.

Çatalca’ya Nasıl Gidilir?

Açıkçası ben burayı köy köy gezmek için ben araba ile gittim. Ama kardeşim benim arabam yok ben gezemeyecek miyim diyenler korkmanıza gerek yok. Yenibosna Metro‘nun oradan sıklıkla Çatalca minibüsleri kalkıyor. Ama onun dışında İETT’nin, Çatalca’nın köyleri için başka otobüs alternatifleri de var.

Çatalca’da Gezilecek Yerler

Nasıl gidileceğini öğrendiğimize göre şimdi yola koyulma zamanı. Çatalca’da gezilecek yerleri aslında 3 farklı amaca göre ayırabiliriz: tarih, deniz, piknik 🙂

İlk Durak Çatalca Merkez

 

Gezimize sabah 10 buçuk sularında Florya’dan başladık. Florya’dan ilk durağımız Çatalca merkezi oldu. Burada aracımızı Kaleiçi Mahallesi yakınlarına park edip gezmeye koyulduk. İlçenin merkezinde birçok görülmesi gereken yer zaten buradan yürüme mesafesinde.

Mübadele Müzesi

Burası sadece Kırım Türkleri için değil aynı zamanda Batı Trakya Türkleri için de çok önemli bir yere sahip. Türk Yunan Mübadelesi zamanında, Batı Trakya’dan gelen birçok Türk, Çatalca ve çevresine yerleştirilmiş. Buradaki ailelere ait objeler, belgeler ve daha birçok tarihi hatıra bu ufak müzede sergileniyor. Müzeye öğrenciler için giriş ücretsiz. Büyükler için ise 5 TL isteniyor. Açıkçası bu kadar ufak bir müze için bence ziyareti daha çok teşvik etmek adına 1 TL gibi sembolik bir rakama düşürülebilirdi. Bu açıdan Samsun’daki müzeleri takdir ediyorum.

Müze ve çevresinde de mübadele zamanında Türkiye’ye gelmiş ailelerin bir sonraki kuşaklarına denk gelebiliyorsunuz. Biz de müze çevresindeki resimlere bakarken ailesi Yunanistan’dan Türkiye’ye gelmiş bir amcaya rastladık. Müzenin arkasında da Mübadele Meydanı ve bu meydanın etrafında da Çatalca Belediyesi Kültür Evi ve Batı Trakya’dan gelenlerin kurduğu dernekler var. Hatta orada rastladığımız amca bu derneklerle birçok yeri gezdiklerini anlattı bize.

Kaleiçi Mahallesi

Mübadele Müzesi’nden yukarı doğru yürüdüğünüzde sizi Kaleiçi mahallesi karşılıyor. 1913 yılına Balkan Savaşları sırasında Bulgarlar geri çekilirken Çatalca’daki tüm müslüman yerleşim yerlerini yakmışlar. Yanmayan bir tek Kaleiçi mahallesi kalmış. Bugün çok iyi bakımlı bir durumda olmasa da Mübadele Müzesi ziyareti sonrası görmeye değer. Zaten gezmesi maksimum 2 dakikanızı alıyor.

Ferhatpaşa Camii

Daha geçtiğimiz hafta Mimar Sinan’ın izinden Edirne’ye gitmişken, Çatalca’da Mimar Sinan‘ın bu ufak ama güzel eseri ile karşılaşmak beni mutlu etti. 1575 yılında Ferhat Paşa tarafından Çatalca Tepesi’nin eteğine yaptırılan bu camii oldukça ufak ve güzel bir camii. Bu camii’nin de bahçesinde sizi bir sürpriz bekliyor. Kırım Han’larından Şahbaz Giray’ın oğlu Divan Şari ve Tarihçi Halim Giray’ın mezarı şu dörtlükle karşılıyor sizi:

Halim Giray

Halim Giray, 3. Selim zamanında İstanbul’a gelmiş ve burada devrin edebiyatçıları ile dost olmuş. İstanbul’da Çatalca’ya yerleşmiş. Öldükten sonra da Ferhatpaşa Camii’ndeki mezarlığa defnedilmiş.

Çatalca’da Ne Yenir, Ne İçilir?

Açıkçası Çatalca’da en çok gördüğümüz şey çaycılardı. Neredeyse her sokakta 2 3 çaycı vardı. Sabah saatlerinde gezmemize rağmen hepsi de doluydu. Çatalca’da ayrıca Ali Baba Köftecisi methedilen adreslerden. Biz erken gidip fazla vaktimiz olmadığı için burada yemek yeme fırsatımız olmadı. Yine Sofram Restoran’da tandır, Yaşar İskender’de iskender, Merkez Lokantası’nda ev yemeklerini deneyebilirsiniz.

Çatalca’da yüzyılları geride bırakmış büyük çınar ve tarihi yapısı ile Jandarma Komutanlığı da görülmeye değer yerler arasında not edilmeli.

Çatalca Köyleri ve Çatalca Gezilecek Yerler

2. Durak Subaşı Köyü

Çatalca merkezden yaklaşık 7-8 km uzaklıkta bulunan Subaşı Köyü, dikkatsiz geçenler için sıradan bir köy aslında. Ama köyün içine girdiğinizde sizi tarihi bir hazinenin beklediğini görüyorsunuz. Subaşı Köyü Camii bunlardan biri. Sıradan bir köy camii gibi duruyor. Oysaki bahçesinde bulunan mezarlıkta da Kaplan Giray ve onun soyundan gelenlerin mezarları bulunuyor.

1783 yılında Kırım Hanlığı’nın yıkılması ile II. Kaplan Giray Çatalca’ya gelip Subaşı Köyü’ne yerleşiyor. Köyde Han ve soyunun yaptırdığı Han Camii, Selim Giray Sultan Çeşmesi ve hepsi birer sanat eseri olan mezar taşları bulunuyor.

Camii’nin avlusunda bu mezar taşları da Ferhat Paşa Camii’nde olduğu gibi sizi bir şiir ile karşılıyor.

Subaşı Köyü’nde Camii’nin kapısının hemen karşısında Şubaşı Tabiat Anıtı tabelasını görüyorsunuz. Sokaktan geçtiğinizde ise sizi büyük çınar bekliyor. Bu tabelada adı geçen anıtlar bu her biri yaklaşık 1000 yıllık olan çınar ağaçları imiş. Öyle insan yapımı bir anıt beklemeyin sakın.

Köyde tanıştığımız yaşlı bir dededen öğrendiğimiz kadarıyla zamanında Saadettin Teksoy da buraya uğramış ve bu ağaçların bir kavuğuna 33 kişi sığdırmış. Biz tabi ki de böyle bir denemede bulunmadan bir sonraki durağımıza doğru yola koyulduk.

3. Durak İnceğiz Mağaraları 

İnceğiz Mağaraları Subaşı Köyü’ne yaklaşık 4-5 km uzaklıkta bulunuyor. Ormanlı bir yoldan geçip, kendinizi M.Ö. 5500 yıl öncesine ait mağaraların orada buluyorsunuz. Tarihte bu oyuklarda ilk yerleşim M.Ö. 5500 yılında başlıyor. İlk defa M.Ö. 1200 yıllarında mağaralar insan eliyle genişletilmeye başlanıyor. M.S. 400 yıllarda ise mağara manastır olarak kullanılmaya başlanıyor. Son dönemde ise Kemal Sunal’ın Salako ve Davaro filmlerinin çekildiği yer olarak biliniyor. Yazın burası ayrıca mesire yeri olarak kullanılıyor.

Çatalca Yemek Molası : Dişbudak Restaurant, Nakkaş Köyü

Mağara ziyaretlerimiz Çatalca’dan yaklaşık 10 km uzaklıkta olan Nakkaş Köyü’ne gidiyoruz. Buradaki hedefimiz Dişbudak Restorant. Gizem’in araştırmaları sırasında keşfettiği bu restorant köye girmeden hemen yol üstünde bulunuyor. Oldukça salaş bir yer ve izlenimlerimize göre müdavimleri olan bir yer. Personelin ilgisi de bu açıdan oldukça iyiydi. Doğa içinde yanıbaşınızda inekler otlarken siz ızgaranın tadına varıyorsunuz.

Biz burada karışık bir ızgara tabağı ve manda yoğurdu aldık. Açıkçası manda yoğurdu damak çatlatan cinsten. Bir hafta önce Edirne’de Köfteci Osman’da köfte yemiş biri olarak buranın da köftesini öneririm. Burada karışık ızgara tabağı 20 TL ama kilo ile almak çok daha ekonomik oluyor. 1 kilo et 80, köfte 60, sucuk 40 TL. Yoğurt ise 10 TL. 

Çatalca Denize Girilecek Yerler

 

Çatalca yazının başında da bahsettiğim üzere aslında deniz tatili için de biçilmiş kaftan. Çatalca’nın sahillerinin uzunluğu tam 135 km. Evet yanlış duymadınız. İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü web sitesinde de yazan rakam bu. Biz tabii ki de tüm bu sahil hattını keşfedemedik. Ama 2 tane çok güzel yeri keşfedip sizinle paylaşıyorum. Bunlardan ilki Ormanlı Köyü.

5. Durak: Ormanlı Köyü

Nakkaş Köyü’nde karnımızı bir güzel doyurduktan sonra rotamızı Çilingoz’a çeviriyoruz. Buraya nasıl gideceğimizi sorduğumuz restorant sahibi bize yol üstünde muhakkak Ormanlı Köyü’ne de uğramamızı söylüyor. Buradan yaklaşık 20-30 km uzaklıkta Ormanlı Köyü’ne varıyoruz. Köy oldukça sıradan duruyor. Ancak köyden sahil yoluna doğru gidince işin rengi değişiyor. Ormanlık bir yola girmeden önce manda yoğurdu ve köy yumurtası satan evler görüyorsunuz. Buradan araba ile geçerken dikkat edin. Yollarda tavuklar gerçekten özgürce dolaşıyorlar.Bu köy evlerini geçip çok güzel bir orman yoluna giriyorsunuz. Biraz virajlı bir yol ama gezmenin yanında otomobil de test etme gayesiyle yola çıktığımız için bu yol bizi ayrıca keyiflendiriyor.

Bu ormanlı yol 10 dakikalık bir yolculuk sonunda bir anda bitip sizi efsane bir deniz manzarası karşılıyor. Ancak deniz manzarasının tadını çıkarmak için otomobilden dışarı çıktığınızda ise inanılmaz bir sinek akınına uğruyorsunuz. Burası aynı zamanda paraşütçülerin de sıkça uğradığı bir yer. Ancak şu dönemde sineklerden başka paraşüt yapan yok bu köyde 🙂

6. Durak: Yalıköy

Çatalca’dan yaklaşık 50 km uzaklıkta yer alan Yalıköy bir sonraki durağımız oluyor. Eskiden korsanların eğlence merkezi olan Yalıköy’de bugün en büyük eğlence kahvanelerde oynanan OKEY. Tabi bir de Kemal Sunal filmlerinin çekildiği Kemal Sunal Mağaraları var. Bizim gün batmadan Çilingoz’a yetişmemiz gerektiği için Yalıköy’de bu mağaraları gezmeye vaktimiz yetmedi.

7. Durak: Çilingoz

Yalıköy’den Çilingoz’a giderken özellikle Yalıköy’e yakın olan yolların çok kötü olduğunu belirtmekte fayda var. Ancak Yalıköy’ü çıktıktan sonra yollar düzeliyor. Sanırım bu yol daha yeni yapılmış. Çünkü asfaltı oldukça iyi idi. Eskiden bu yolun da çok kötü olduğu söyleniyordu. Aynı Ormanlı Köyü plajına giderken geçtiğimiz gibi ormanlı bir yolun içinde buluyoruz kendimizi. Bu yol Ormanlı’daki yoldan biraz daha uzun ve virajlı. Ama bence araç kullanımı için oldukça keyifli bir yol.

Bu yolda Yalıköy tarafında tavuk engellerini aştıktan sonra bu sefer de inekler karşımıza çıkıyor. Giderken bir şekilde bu davetsiz misafirleri atlatmayı başarsak da dönerken bir süre onların keyfinin gelip bize yol vermeleri için beklemek durumda kaldık. Bir an kendimi Hindistan’da yaşıyor gibi hissettim açıkçası. Bu yüzden bu yolda otomobil kullanırken karşınıza bir hayvan çıkma ihtimaline karşı temkinli araç kullanmanızı öneririm.

Yaklaşık 15 km’lik bir yolculuktan sonra kendimizi efsanevi Çilingoz’da buluyoruz. Çilingoz daha çok yazları aktif olan bir yer. Şu vakitte burada in cin top oynuyor. Ancak yazın para ile gireceğiniz bu tesise şu vakitte ücretsiz girebiliyorsunuz. Çok güzel bir deniz manzarası ve doğal oyulmuş 2 kaya ile çevirili doğa harikası bir yer Çilingoz. Burada da birkaç kare alıp manzaranın tadını çıkardıktan sonra İstanbul’a doğru yola koyulduk.

Çatalca Piknik ve Çatalca Kahvaltı Yapılabilecek Yerler

Cilingoz-Catalca

Türk halkının en sevdiği şeylerin başında mangal geliyor. Hatta 5 yıldızlı bir otelin yöneticisi bu sene ilginç bir bilgi paylaştı bizimle. Türk misafirlere bir anket yapıyorlar ve tatilde en çok neyi aradıklarını soruyorlar. Aldıkları en popüler cevap ise mangal oluyor.

Burası mangal yapmak için mesire yeri arayan İstanbullular için de ideal bir adres. Hem yukarıda anlattığım köylerden doğal ürünleri satın alıp hem de Çilingoz’dan İnceğiz’e kadar bahsettiğim birçok köy mesire alanları ile de tatilciler için İstanbul’un yanıbaşındaki bir vaha gibi. Bu köylerdeki tesislerde doğal köy ürünleri ile kahvaltı da haftasonunda İstanbul’da olduğunuzu unutturabilir.

Çatalca’dan Ne Alınır? Çatalca Alışveriş

Gittiniz, gezdiniz, yüzdünüz, pikniğinizi de yaptınız. Şimdi eve dönüşte ne almanız gerekiyor. Bu doğal yaşamdan biraz da evdeki kahvaltıya taşımak mantıklı olabilir. Özellikle manda yoğurdu, köy yumurtası, köy ekmeği gibi bir alışveriş sepetini ben size öneririm.

9 YORUMLAR

  1. guzel bir yazı.ögrendimki babannem de kırım han prensesi haniye kbike Girayın kızıymıs..ama Rusyada dogmus evlenmiş sonra Türkiyeye gelmis.

  2. açıkçası Çatalca gezinde gördüğüm onca Kırım Han’ından sonra bu bilgiye de şaşırmam 🙂 Ama ilginç olmuş

  3. Yazınızı büyük bir iştahla okudum. Yakında bir araba sahibi olmayı planlıyorum. Sanırım blogunuzu okuyup gidilecek yerler listesi hazırlayacağım. Çok teşekkür ederim 🙂

  4. Yazınızı ilgiyle ve keyifle okudum, daha gitmeden gezmiş kadar oldum, elinize sağlık. Kazasız, belasız hayırlı yolculuklar…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here