Ana sayfa Selanik Selanik Gezi Rehberi – 2 Günlük Gezi Notları

Selanik Gezi Rehberi – 2 Günlük Gezi Notları

6438
0

Avrupa‘nın yaramaz çocuğu Yunanistan‘ın Atina‘dan sonra en büyük ikinci şehri olan Selanik, Türkiye‘den yaklaşık 340 km uzaklıkta yer alıyor. Atatürk‘ün doğduğu şehir olması nedeniyle bizim için ayrı bir yere sahip olan Selanik, Türkiye’de İzmir‘e çok benzetiliyor. Yunanistan’ın meşhur yazarlarından Despina Pandazis Selanik’i İstanbul’un kızı, İzmir’in ise kız kardeşi olarak tanımlıyor.

Yıllar önce yarı iş yarı gezi amaçlı geldiğim Selanik’e 29 Ekim tatilinde bir kere daha gittim. 4 günlük Yunanistan tatilimin 2 gecesini de Selanik’e ayırdım. Bu süreçte edindiğim Selanik’te görülmesi gereken yerler, Selanik’te nerede ne yenir ne içilir gibi Selanik hakkında bilinmesi gereken bilgileri sizinle paylaşacağım. 4 günlük araba ile Yunanistan tatili sonrası hazırladığım Selanik gezi notları umarım sizlerin de işinize yarar.

instagram hesabımı takip edin –>@cokgezenadam

Selanik’e gitmeden önce bilinmesi gerekenler

Selanik Beyaz Kule
Meşhur Beyaz Kule

Yaklaşık 300 bin nüfusa sahip olan şehir 7 tepe üzerine kurulmuş. Bu özelliği ile İstanbul’u andırıyor. Selanik’i ziyaret edebilmek için Şengen (Shengen vizesi) vizenizin olması gerekiyor. Ülkede Yunanca konuşuluyor ama birçok kişi İngilizce konuşabiliyor. O açıdan bir sıkıntı yaşamıyorsunuz. Para birimi Euro. Türkiye’ye göre o yüzden bi tık daha pahalı birçok şeyde ama yine de öyle abartı bir pahalılık yok. Hatta balık ürünleri ve kahvelerde çok daha ucuz olduğu da olabiliyor.

Selanik kelimesinin Yunanca anlamı Thessalos ve Niki kelimelerinin birleşiminden gelmektedir, yani Thessalian Zaferi demek oluyor. Ayrıca şehir adını meşhur Makedon Kralı Büyük İskender’in kız kardeşi Prenses Thessalonike’den alıyor. Şehrin sahil şeridinde devasa bir Büyük İskender heykeli de yer alıyor.

Uzun bir dönem Osmanlı himayesinde kalan şehir Atatürk’ün de doğduğu şehir olması nedeniyle bizim tarihimizde ayrı bir yere sahip. Selanik’teki konsolosluğumuzun hemen yanında Atatürk’ün doğduğu evde ziyarete açık.

Selanik’e nasıl gidilir?

Selanik’e İstanbul’dan uçuşlar mevcut. Ayrıca benim de yaptığım gibi otomobille gitmek de ayrı bir alternatif olarak düşünülebilir. İstanbul’dan yaklaşık 600 km uzaklıkta yer alan Selanik’e araba ile gidebilmek için aracınızı yeşil sigorta adı verilen uluslararası sigorta yaptırmanız gerekiyor. Bunun en kısası 15 günlük oluyor. Sınırı geçeceğiniz araç sizin üzerinize değilse ayrıca vekaletnamenizin olması lazım. Bir de eski ehliyetleri Yunanistan kabul etmiyor o yüzden yeni nesil ehliyete sahip olmanız lazım. Yunanistan’a araba ile nasıl gidilir ve yeni nesil ehliyet nasıl alınır konularını bu linke tıklayarak okuyabilirsiniz. Burada detaya boğmayayım sizi.

Bu arada Selanik’e araba ile gideceklere uyarı yol üstünde bolca ödeme noktası var. Euroları otobana ödemeyeyim derseniz navigasyona beni paralı yoldan götürme seçeneğini tıklayıp birçok ödeme noktasını atlayabilirsiniz. Yunanistan’da otoban ücretleri yol üstünde alındığı için ödeme noktası öncesi yoldan çıkıp ileride yeniden otobana bağlandığınızda sizden para kesmiyorlar.

Araba ile Dedeağaç’tan Selanik yolculuğu gezi notları

Ben 4 günlük Yunanistan tatilimin ilk gününü Dedeağaç’ta geçirdim. Ertesi gün ise yolda biraz geze geze yol aldık. İlk önce Vistonidas Gölü üzerindeki meşhur Agios Nikolaos Kilisesi‘ne uğradık. Burası göl üzerinde kurulu oldukça ilginç bir kilise. Hikayesi de Osmanlı’ya dayanıyor. Kızı hastalanan Osmanlı Paşası’nın kızını tedavi eden papaza bu alan hediye edilmiş o da buraya bu kiliseyi yapmış.

Buradan sonraki durağımız ise meşhur Kavala şehri idi. Osmanlı’dan sonra birçok yerin adı değişmiş ama buranın adı aynı. Osmanlı’ya isyan eden Kavalalı Mehmet Ali Paşa burada bir kahraman. Şehrin tarihi bölgesinde de onun heykeli var. Burada İstanbul’daki Bozdağan Kemeri’nin bir benzerini gördük. Tabi iki şehre de bu su kemerleri Romalılar tarafından yapılmış. Şehri gezip yorulduktan sonra sahilde Paladio adlı bir kafede frappemizi içtik, bir dükkandan aldığımız Kavala kurabiyelerini gömdük.

Asprovalta ve Amfipoli Aslanı

Buradan sonraki durağımız ise Terminatör filmlerinden alıştığımız “Astalavista beybi” kelimesini anımsatan Asprovalta oldu. Buraya giderken yol üstünde Amfipoli Aslanı‘na denk geldik. Bu heykel 4. yüzyılda Büyük İskender döneminden bu zamana kadar gelmeyi başarmış. Heykel yanında bir süre durup incelemelerde bulunduk, fotoğraflarımızı çektik ve yola koyulduk.

Yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuk sonrasında Asprovalta’ya ulaştık. Burası meşhur Aristoteles‘in doğduğu yermiş. Çok ufak bir yer ama sahili oldukça güzeldi. Tabi biz gittiğimizde sezon bittiği için tüm şezlonglar toplanmıştı. Küçük ama yazın büyük ilgi görme potansiyeline sahip bir yer. Buradaki kısa molamız sonrasında sonunda Selanik’e varmayı başardık.

Selanik’te nerede kalınır? Selanik otelleri

Aristoteteles Meydanı

Bizim tatile çıkarken ilk başta planımızda Selanik’e gelmek yoktu o yüzden otel rezervasyonu yapmamıştık. Dedeağaç’ta kaldığımız akşam böyle bir karar alınca acilen Booking’den bir yer baktık, şehir merkezinde diye SKG Apartment diye bir yeri tuttuk. Şehir merkezinde evet ama bulunduğu mahalle itibari ile çok da tekin hissetmediğiniz bir konumdaydı. Ev gerçekten pisti. Bir de 3 kişi olduğumuzdan 1 oda 1 salon bakıyorduk, burayı o yüzden tuttuk ama salona açılan yatak odasının kapısının olmadığını eve girince gördük. Bu da ayrı bir şok oldu bize. O vakitte yer bulmak zor olacağı ve sadece 2 gece kalacağımız için kabullendik ve kaldık.

Selanik’te kalacağınız yerin Aristoteles Meydanı‘na (Selanik’in Taksim Meydanı) yakın olması merkezi olduğunu gösteren bir kriter. Şehirde oda ya da otel bakarken buraya yürüyerek ne kadar mesafede ona bakmakta fayda var.

Selanik’te nerede ne yenir ne içilir?

Selanik’te yeme içme mekanları ve şehirde görülmesi gereken yerlerin çoğunluğu Aristoteles Meydanı çevresinde Ladadika bölgesinde yer alıyor. Biz de ilk gece bu meydanda takıldık.

Akratos Oinos

Akratos Oinos

O gece akşam yemeğini Akratos Oinos adlı bir Yunan restoranında yedik. Sonra bütün gün direksiyon sallamanın verdiği yorgunlukla erkenden uyuyakaldım. Bir sonraki gece de tercihimiz yine burası oldu. Özellikle kızartılmış büyük dilim ekmek üzerine sardalyası gerçekten çok başarılı idi. Hizmet olarak da iyi idiler. Yunanistan’da restoranlarda yemek yerken sizi pek rahatsız etmeyi sevmiyorlar. O yüzden tabağınız boşalınca neden almıyorlar diye yadırgamayın. Sürekli masaya uğrayıp müşterileri rahatsız etmek istemiyorlar.

Judah Club

Selanik’teki ikinci günümüzde sabah kahvaltısı için tercihimiz burası oldu. Judah Club son dönemlerde gördüğüm en ilginç mekanlardan biri. Pan cake ile meşhur ama aynı zamanda da bir butik. Bir nevi Tchibo gibi ama burası daha stil bir yer. İçerisinin tasarımı instagram severleri ihya edecek türden. Pan cake’leri ise şahane. Bir de Yunanistan’da porsiyonlar bize göre biraz büyük. Pan cake’i bitirdiğimde çikolataya doymuştum resmen. Bu arada mekanın içindeki butik de kadın okuyucularımın çok beğenebileceği türden bir yerdi. Fiyatlar da fena sayılmazdı.

Mikel

Yunanistan’ın yerel kahve zinciri Mikel birçok yerde karşınıza çıkıyor. Şehri gezerken bir frappe patlatayım dediğinizde yol üstünde bir Mikel sizi bekliyor. Frappe fiyatları da butik mekanlara göre daha uygun.

Terkenlis 1948

Aristoteles Meydanı üzerinde yer alan Terkenlis 1948 yılından beri hizmet veren bir pastane. Burası şehrin en meşhur pastanelerinden. belki de en meşhuru. Bu yüzden pastanenin önünde sürekli bir kuyruk var. Özellikle paskalya çörekleri kapış kapış gidiyor. Kokusu hala burnumun ucunda. Şehrin Nişantaşı bölgesine benzettiğim kısmında yer alan Blé de yine meşhur pastaneler arasında. Ama fiyatlar da biraz tuzluca.

Selanik’te görülmesi gereken yerler

Selanik
Galerius Kemeri

Biz şehirdeki ilk günümüzde kahvaltıdan sonra doğruca gezmeye başladık. İlk hedefimiz ise tabi ki Atatürk’ün Evi idi. Ancak buraya doğru yola çıkınca karşımıza çıkan yerleri de es geçmedik. ilk olarak şehrin sahil şeridine indik. Burası İzmir Kordon’u andırıyor. Bu yolu doğruca takip ederseniz meşhur Beyaz Kule’ye (Lefkos Pyrgos) ulaşıyorsunuz. Biz onu sonraya bıraktık ve kuleyi görür görmez sola doğru döndük.

Galerius Kemeri

Bir süre emin adımlarla yürüdükten sonra karşımıza ilk olarak Galerius Kemeri çıktı. Bu kemer M.Ö. 300’lü yıllarda İmparator Komutan Galerius’un Perslere karşı kazandığı zafer için yaptırılmış. Üstündeki figürler de bu zaferi anlatıyor. Bu yapı da Selanik’in meşhur Egnetia Caddesi’nde yer alıyor.

Rotunda

Selanik Rotunda

Burası da yine İmparator Galerius için M.Ö. 300’lü yıllarda mozole olarak inşa edilmiş. Hıristiyanlığın kabulu ile ise kiliseye dönüştürülmüş ve Agios Georgios Kilisesi adını almış. Rotunda Osmanlı zamanında camiye dönüştürülmüş. 1912 yılına kadar cami olarak kullanılmış. Bugün ise müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Bizim gezdiğimiz gün Yunanistan’da “Hayır Günü” bayramı imiş. İtalyan diktatör Mussolini, 2. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan’ın teslim olmasını ister. 28 Ekim 1940’da Yunan Lider Giannis Metaksas’in, İtalyan Büyükelçi’ye cevabı kısa ve öz olur: “Hayır”. Bunun üzerine Almanların desteği ile Yunanistan işgal edilir. 3 yıl Nazi işgalinde kalan Yunanistan her yıl 28 Ekim’i Hayır Günü olarak kutluyor. Bu günde tüm müzeler ücretsiz. Biz de bu bayramda ne kadar müze varsa ücretsiz gezdik 🙂

Atatürk’ün Evi

Selanik Atatürk Evi Müzesi

Atatürk’ün doğduğu ev Rotunda’ya 3-4 dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. Türkiye’nin Selanik Başkonsolosluğu binası yanında yer alan bu ev normalde pazartesi günleri ziyarete kapalı ama 28 Ekim günü özel olarak açıktı. Bu küçük evde Atatürk’e dair birçok anıyı görme şansınız oluyor. Selanik’te görülmesi gereken yerlerin en başında yer alıyor.

Bu ev konusunda 2015 yılında Selanik Belediye Başkanı Yannis Boutaris “Atatürk’ün doğduğu evi bulduk. Müze olan yer büyüdüğü yer asıl doğduğu yer Selanik’e 20 km uzaklıktaki Langada bölgesinde” diyerek bir polemik oluştursa da aslında o bölgede Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım doğmuş.

Bu polemik belki de biraz da Langada bölgesine Türk turist çekmek için çıkartılmış olabilir. Malum Selanik’te Türkler tarafından en çok ziyaret edilen yer Atatürk Evi Müzesi oluyor.

Aya Dimitri Kilisesi (Kasimiye Camii)

Selanik Aya Dimitri Kilisesi

Atatürk’ün doğduğu evin caddesini takip ederseniz 1988 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alan Aya Dimitri Kilisesi ya da Osmanlı’daki adıyla Kasimiye Camii’ni görebilirsiniz. Dışarıdan oldukça heybetli bir yapısı var. Adını şehrin koruyucusu olarak görülen Aziz Dimitri’den alıyor. Aya Yunanca’da Aziz anlamına geliyor. Aya Sofya, Aya İrini gibi 🙂 Bizans döneminde inşa edilen kilise II. Beyazıd zamanında 1491 yılında Cezeri Kasım Paşa tarafından camiye dönüştürülmüş ve adı da Kasimiye Camii olmuş. Yunanistan’ın bağımsızlığını ilan etmesi sonrasında yeniden kiliseye dönüştürülmüş.

Hipodrom

Aya Dimitriu’nun hemen karşısındaki bölgede tarihi hipodrom yer alıyor. Burası da meşhur İmparator Galerius adına yapılan sarayın önemli bölümlerinden biri imiş. Selanik halkı Gotlu yöneticilerine isyan edince M.S. 390 yılında Gotlar 7 bin civarında Selanikli’yi hipodroma kapatıp katletmiş. O günden sonra da bu kanlı hipodrom kullanılmamış. Bugün büyük binaların arasında kaybolmuş bir durumda.

Bey Hamamı

Selanik’in en büyük caddesi olan Egnetia Caddesi’nde bir hamam dikkatimizi çekiyor. Burası Selanik’in fethinden sonra II Murad tarafından 1444 yılında yaptırılıyor. Balkanların en büyük hamamı olan Bey Hamamı, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de yer alan yapılardan biri. 1968 yılına kadar cennet hamamı olarak hizmet verse de o günden beri kapalı. Bugün hırpani haliyle iç burkuyor. Hamamın hemen yanında açılmış Hamam Cafe’de hamamın bir kısmını göreibliyorsunuz.

Aya Sofya Kilisesi

Selanik Aya Sofya Kilisesi

Selanik’teki bir sonraki durağımız ise Aya Sofya Kilisesi oldu. Kardeşim bir şeyimizi de taklit etmeyin diyesi geliyor burayı görünce. Tabi bu işin şakası kiliseler genelde adını Hıristiyanlık’taki bir aziz ya da azizeden alıyor. Birçok şehirde aynı aziz adına kiliseler yapılabiliyor. Azize Sofya da bunlardan biri. Şehrin en eski yapılarından biri. Burada 3. yy’dan beri bir kilise varmış ancak bugün mevcut olan kilisenin tarihi 7. yüzyıla dayanıyor. 1430 yılında Fatih Sultan Mehmet’in babası II Murad tarafından Selanik kesin olarak fethedilince burası da Aya Sofya Camii’ne dönüştürülüyor. Yunanistan bağımsızlığını kazanınca yeniden kiliseye dönüştürülüyor. Bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.

Beyaz Kule

Selanik’in simge yapılarından olan Beyaz Kule aslında Kanuni Sultan Süleyman zamanında Mimar Sinan tarafından yapılmış dev bir kuledir. Burası Osmanlı zamanında birçok farklı amaç için kullanılmış. Balkan Savaşları sırasında bağımsızlığını ilan eden Yunanistan, bu kuleyi beyaza boyayarak bir nevi kuleyi vaftiz etmiş ve adını da Beyaz Kule yaparak şehrin sembolü haline getirmişler. Bugün kulenin beyaz rengi gitmiş ve Sinan’ın yaptığı renklere geri dönmüş 🙂

Zangolopoulos Şemsiyeleri

Selanik şemsiyeler

Beyaz Kule’yi gördükten sonra sahilden Büyük İskender Anıtı’na doğru gidip bu anıtı da geçerseniz ileride sizi ilginç şemsiyelerin beklediğini göreceksiniz. 1997 yılında Selanik’in Avrupa Kültür Başkenti olması nedeniyle Yunan heykeltıraş Georgios Zangolopoulos tarafından yapılmış. Aslında ilk başta plan burası değilmiş. 1993 yılında Venedik Bienali için yapılmış. Orada sergilendikten sonra Brüksel’de Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi binasına yerleştirilmiş. 1997 yılında Selanik Avrupa Birliği Kültür Başkenti olunca buraya getirilmiş. O zamandan beri de sahilde şehrin simgeleri arasında yer alıyor. Özellikle güneş doğarken ve gün batarken çok güzel görünüyor. Önü, arkası, sağı solu instagram için fotoğraf çekenlerle dolu oluyor. Bu arada zamanla biraz tahrip de olmuş.

Yedi Kule ya da Zincirli Kule

Osmanlı’nın ilk dönemlerinde 1431 yılında Çavuş Bey tarafından Bizans surları içerisine yapılmış. Girişinde Osmanlı tuğrası bulunuyor. Osmanlı zamanında buraya Zincirli Kule deniyormuş. Şehrim manzarasına hakim tepede kurulu bu kule bir dönem Yunanistan tarafından hapishane olarak da kullanılmış. 1997 yılın şehrin Avrupa Kültür Başkenti olması nedeniyle restore edilmiş.

Selanik Arkeololji Müzesi

Selanik Arkeoloji Müzesi

Zangolopoulos Şemsiyeleri’nden otelimize doğru yürümeye koyulmuşken karşımıza Selanik Arkeoloji Müzesi çıktı. Her ne kadar Çanakkale’deki yeni Troya Müzesi kadar olmasa da içindeki eserler bakımından oldukça zengin bir müze. Yunanistan da bizim gibi arkeoloji anlamında zengin topraklara sahip. Malum Antik Yunan diye bir tabir var. Burada da küreği nereye vursan arkeolojik alan çıkıyor. Zamanı olanları bu müzeyi de es geçmemeleri konusunda uyarmakta fayda var.

Selanik gece hayatı

Gündüz olduğu kadar bir de şehirde gece gezilecek yerler var. Selanik gece hayatı oldukça ilginç. Bir gece çıkıyorsunuz her yer taşıyor. her yerde eğlence. ertesi gün aynı yerlere gidiyorsunuz in cin top oynuyor. İstanbul gibi her gece eğlence modunda değiller. Ama hafta sonları, tatil dönemleri gibi zamanlarda her yer insan kaynıyor. Özellikle Aristoteteles Meydanı çevresi, kordonu andıran sahildeki mekanlar ve tabi ki de barlar bölgesi olarak adlandırabileceğimiz Ladadika bölgesi ve özellikle de Tsimiski Caddesi Selanik gecelerinin kalbinin attığı yerler. Ladadika bölgesinde Yunanistan’ın meşhur tavernaları da bulunuyor.

Selanik’in en meşhur tavernaları

Yunanistan tatilinde geleneksel Yunan müzikleri dinleyerek Yunan mezeleri ve yemeklerinin tadını çıkarmak isteyenlerin tercihi tavernalar oluyor. Selanik’in en meşhur tavernaları deyince ise Kouzina, Rouga,Ouzou Melathron, Dia Tauta ve Negreponte ilk aklıma gelenler.

Bu Yazılar da ilginizi çekebilir

Thassos Adası : Buralar eskiden hep Türk doluydu
Thasos Adası Gezilecek ve Görülecek Yerler | Taşoz Gezi Rehberi
Thasos Adası Plajları Rehberi
Burnumuzun Dibindeki Cennet Ada: Thassos Adası
Kavala 1 Günde Nasıl Gezilir? (Kavala Seyahat Rehberi)
İstanbul’dan Dedeağaç’a Araba ile Lezzet Durakları

Dedeağaç Alexandroupoli Gezi Notları
Agiasos | Midillli Olimpos Dağı Gölgesi’den bir cennet
Sakız Adası gezi rehberi
Halkidiki Sithonia gezi notları

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here