Ana sayfa Hatay Hatay Antakya Gezi Notları | Gezilecek Yerler

Hatay Antakya Gezi Notları | Gezilecek Yerler

4832
1

Türkiye‘nin güneyinde Suriye ile Akdeniz arasında sıkışmış bir şehir desem, Hatay konum itibari ile gözünüzde canlanır diye tahmin ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ne en son katılan şehir olarak da ayrı bir önemi var. Hem tarihi hem de gastronomisi ile görülmesi gereken şehirlerin başında geliyor. Ben de çeşitli vesilelerle Hatay’a daha önce uğradım. İlk seferim 2015 Aralık ayı idi. Askerliğimi yapmak için İskenderun Deniz Er Eğitim alayına teslim olmaya gelmiştim. 1 ay kaldım ama söz konusu acemi birliği olunca pek de buraları gezme imkanım olmadı. İkinci gelişim ise gazeteci olduğum dönemlerde Adana‘dan Halep’e araba ile geçerken Hatay Reyhanlı‘da bir yemek molası içindi. Ama ne yemek molası. Üçüncüsü de 2019 yılının Aralık ayının son haftasında bir hafta sonu kaçamağı idi.

Cuma akşam uçağı ile Hatay’a gelip pazar öğlen uçağı ile de İstanbul‘a geri döndüm bu yüzden sınırlı zamanda olabildiğince yer keşfetmeye çalıştım. 2 günde Hatay’da görülmesi gereken yerler, Antakya’da nerede ne yeni ne içilir ve Hatay’ın meşhur yemekleri neler keşfetmeye ve deneyimlemeye çalıştım. Tabi Hatay’da görülmesi gereken yerler listesindeki bazı yerleri de Mart ayı başında yapacağım geziye sakladım.

instagram hesabımı takip edin –> @cokgezenadam

Asi nehri

Hatay hakkında bilinmesi gerekenler

İlk başta Hatay ile Antakya arasındaki fark ile başlayalım isterseniz çünkü birçok insanın bu konuda kafası karışık. Hatay şehrin adı, Antakya ise Hatay’ın 15 ilçesinden biri ama şehrin merkezi ilçesi Antakya. Yani Hatay’a tatile gittiğinizde kalmanız gereken yer Antakya. Burası hem Türkiye’nin hem de dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri. Bölgede yapılan araştırmalarda Milattan Önce 100 binlere kadar dayanan bulgulara rastlanmış. Antakya, Mısır’daki İskenderiye ve Roma ile birlikte dünyanın en eski şehirleri arasında geçer.

Antakya’yı Büyük İskender’in komutanlarından Seleucus M.ö. 300’lü yıllarda inşa ettirir. Kente Seleucus’un babası Antiochus’un adı verilir. Roma hakimiyeti’ne geçene kadar da Seleucus Hanedanlığı’nın başkentidir. Daha sonrasında birçok medeniyetin hakimiyetine geçer. Yavuz Sultan zamanında Osmanlı toprağı olan Hatay 1. Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından alınır ve Fransızlar’a verilir. 1938’de Türk ordusu tarafından geri alınan Hatay 1 sene kadar bağımsız bir devlet olduktan sonra Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanarak Türkiye’nin bir şehri olur.

St Pierre Kilisesi

Hatay bugün 3 dinin bir arada yaşadığı hoşgörü ile tanınan ve bu 3 din için de önemli mabedlere sahip bir şehir. Örneğin dünyadaki ilk kilise olarak bilinen St Pierre Kilisesi Antakya’da yer alıyor. Bu dünyadaki ilk mağara kilise. Ayrıca Hıristiyan kelimesi de ilk defa Antakya’da kullanılıyor. Anadolu’da fetihlerden sonra İslamiyetin yayılması da Hatay üzerinden oluyor. Anadolu’daki ilk cami Habib-i Neccar Antakya’da bulunuyor.

Antakya hakkında ilginç bilgiler

Antakya ile ilgili ilginç bilgiler saymakla bitmiyor.

  • Dünyada ilk olimpiyat oyunları Roma İmparatorluğu zamanında burada gerçekleşmiş.
  • Dünyada sokak lambaları da ilk defa o zamanki adı ile Herod Caddesi, bugünkü adı ile Kurtuluş Caddesi’nde kullanılmış. Dünyada meşalelerle aydınlatılan ilk sütunlu cadde Antakya’daymış.
  • Türkiye’nin en uzun kumsallarının burada olduğu söyleniyor (12 km)
  • İstikamet olarak güneyden gelip kuzeye akan tek nehir olan Asi Nehri şehrin ilginç özelliklerinden bir diğeri

Hatay Antakya Gezi Notları

Bu kadar detay bilgi verdikten sonra Antakya gezi notlarıma döneyim. Bir yağmurlu cuma akşamı oldukça sıkıntılı bir koşuşturma sonrasında Sabiha Gökçen’deki Pegasus uçuşumu yakalamayı başarıp gecenin bir vakti Hatay Havalimanı’na vardım. Havalimanından şehir merkezine Havaş ile ulaşılıyor. Antakya merkeze giden Havaş’lara bindikten sonra Köprübaşı durağında inerseniz tarihi merkezde buluyorsunuz kendinizi.

Hatay Antakya’da nerede kalınır?

Ben Antakya’nın tarihi evlerinin olduğu bölgede kalmayı tercih ettim. Booking.com’dan Çiçekli Konak’ta oda ayırttım. Açıkçası beklediğimden de iyi idi. Burası Antakya’daki meşhur Müzeyyen Restoranın hemen yanında yer alıyor. Eski bir konağın odaları ayrı ayrı kiralanıyor. Avlusu da kahvaltı yaptığımız yer. Kahvaltı dahil oldukça iyi bir rakama buldum. Ama o fiyat sadece Booking.com’da vardı. Oteli aradığımda fiyat daha pahalı idi. Sonra Mart ayı için 3 gece Booking’den yüzde 20 indirimle Aralık ayında kaldığımdan da ucuza yer buldum. Düşünmeden yeniden rezervasyon yaptım. Booking’den yorum ve puanlarına bakarsanız ne demek istediğimiz anlayacaksınız. Benim odada sadece banyoda duşa kabin olmaması kötüydü. O da tarihi konak için pek mümkün olmamış bence.

Birlikte seyahat ettiğim arkadaşlar Çiçekli Konak’ta yer olmayınca Luwi Butik Otel’de kaldılar. Burası da açıkçası güzel bir işletme. Personel de oldukça ilgili. Burası tarihi şehrin üzerindeki Kurtuluş Caddesi’nde yer alıyor. Meşhur Affan Kahvesi’nin tarafında oraya 50- 100 metre mesafede. Burası da iyi bir alternatif olarak düşünülebilir. Burası Çiçekli Konak gibi tarihi bir konak değil onu söyleyeyim. daha modern bir bina.

Antakya’da gezilecek yerler

Antakya Katolik Kilisesi çan kulesi manzarası

Cuma gece geç gelince otele yerleşip uyudum ve sabah otelde kahvaltı sonrası hızlandırılmış Antakya turuna başladık. Maalesef o hafta sonu yağan yağmur gezimizi biraz zorlaştıran bir unsur oldu.

Antakya Katolik Kilisesi

Sabah ilk durağımız Antakya Katolik Kilisesi oldu. Burası yaklaşık 200 yaşında bir ibadethane. Ancak burayı ilginç kılan yapının kendisi değil çan kulesinin olduğu bölüm. Buradan çan kulesi ile minareyi bir kareye sığdıran bir fotoğraf çekerek Hatay’ın meşhur hoşgörü karesini yakalayabiliyorsunuz. Bu karede gözükmese de bu iki ibadethanenin hemen yanında bir de havra bulunuyor.

St Pierre Kilisesi

Hatay St Pierre Kilisesi
St Pierre Kilisesi

Dünyadaki ilk Katolik Kilisesi olarak bilinen St Pierre Kilisesi, Antakya şehir merkezinden yaklaşık 2 km uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yamacındaki kayalara oyulmuş bir mağara kilisedir. restorasyonuna III Napolyon bile katkıda bulunmuş. Burası 1963 yılında Papa VI Paul tarafından haç yeri ilan edilmiş. Her sene 29 Haziran’da da St Pierre Günü kutlamaları yapılıyor.

Buraya şehir merkezinden minibüs ya da taksi ile ulaşmak mümkün. Minibüs ile giderseniz yolda inip yokuşu yaya olarak çıkmanız gerekiyor. Burası Hz. İsa’nın ölümü sonrası Hristiyanlığı duyurmak için Antakya’ya gelen havariler tarafından kurulmuş. Hristiyan kelimesi de ilk defa burada kullanılmış. Burayı ziyaret ücretli ama müze kartınız var ise ücretsiz gezebiliyorsunuz.

Haron (Cehennem Kayıkçısı)

St Pierre’den çıktıktan sonra cehennem Kayıkçısı tabelasını takip edip kayalıkları tırmanmaya koyulursanız yukarıda sizi kayalara oyulmuş Haron (Cehennem Kayıkçısı) figürü bekliyor. Bu dev kabartma Antiochus zamanında yaşanan bir veba salgınını savmak için yapılmış. Açıkçası biz kabartmanın yanına kadra çıkamadık çünkü yol pek de güvenli değildi. Ayağımdaki ayakkabılar tırmanırken kayma riski gösterince uzaktan kabartmayı görmekle yetindik. Burayı görmek istiyorsanız 700 metrelik bir tırmanış için uygun bir ayakkabı ile gitmenizi öneririm.

Antakya Arkeoloji Müzesi

Türkiye’nin modern müzelerinden biri olan Antakya Arkeoloji Müzesi tek başına Hatay’a gitmenize neden olabilecek kadar değerli bir yer. Türkiye’nin mozaik sergileme anlamında en büyük müzesi. Dünyada’da sanırım ilk ikide yer alıyor ama bu tür sıralamalar sürekli değişiyor. Bütün müzeyi gezmek için en az 2-3 saat ayırmanızı öneririm. Hatta çok daha fazla zamana bile ihtiyacınız olabilir.

Müze Antakya merkezden 3 buçuk km, meşhur Saint Pierre Kilisesi’ne ise 1 buçuk km mesafede yer alıyor. Ziyaret ücreti 24 TL ama Müze Kart geçiyor. Ben en çok Suppiluliuma Heykeli, Antakya Lahidi’ni beğendim.

Habibi Neccar Camii

Habib-i Neccar Camii

Antakya’nın en önemli yapılarından biri de Anadolu’daki ilk cami olan Habib-i Neccar Camii. Camii Hz. Ömer’in komutanlarından Ebu Übeyde bin Cerrah tarafından 636 yılında Antakya’da inşa edilmiş. Adını ise Hz İsa’nın havarilerine ilk inanan kişi olan Habibi Neccar’dan alıyor. Habibi Neccar Kuran-ı Kerim’de Yasin suresinde kıssası anlatılan şehit.

Ulu Camii

Her şehirde olduğu gibi Antakya merkezde de Ulu Camii var. Buradaki Ulu Camii ise Memluklular zamanından kalma. tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmeyen bu camii, Antakya’nın en büyük camii konumunda.

Antakya tarihi şehir

Yabancı şehirlere gittiğimizde gördüğümüz “old town” burada da mevcut. Hatta benim konakladığım Çiçekli Konak bu tarihi eski şehirde yer alıyor. Bu şehir bir labirent gibi. Gece geç saatlerde otelimi ararken bazı sokaklardan geçerken ürkmedim desem yalan olur. Bir sokakta sanki böbreğinizi bırakacakmışsınız sessizliği varken, hemen yan sokakta bir çalgılı çengili eğlence mekanı karşınıza çıkıyor. Googlemaps bu labirentte bazen şaşırabiliyor. Küçük olduğu için kısa sürede sokakları öğreniyorsunuz ama ilk başta bir kafanız karışıyor.

Benim tavsiyem bu sokaklarda kaybolup tarihi evlerin tadını çıkartın. Gerçekten ayrı bir zaman diliminde gibi hissediyorsunuz. Üstelik süper bakımlı sokaklar da olmadığı için oldukça doğal. Yani turizm için yaratılmış suni bir estetiklik söz konusu değil.

Tıbbi aromatik bitkiler müzesi

Son gün şehri terk etmeden gezdiğimiz yerlerden biri de burası oldu. Açıkçası çok deli efsane bir yer diyemem ama bitkilere ilginiz varsa görülebilir. Zaten ücret de istemiyorlar. Yaklaşık yarım saatte rahatlıkla gezersiniz.

Hatay Müze Hotel

Antakya Arkeoloji Müzesi yakınlarında yapılan bir otelin kazıları sırasında helenistik döneme ait tarihi eserler çıkmaya başlayınca otel müze otele dönüştürülmüş. Bu eserler korunarak hem otel hem de müze konseptinde yapılmış. Bugün hatay’ın en pahalı oteli konumunda olan Müze Hotel’i kalmadan müze olarak da ziyaret edebiliyorsunuz.

Hatay çevresinde görülmesi gereken yerler

Şehrin merkezi Antakya dışında da görülmesi gereken güzel yerler var. Ben ilk seferde buralara zaman ayıramadığım için bir sefer daha düzenliyorum.

Samandağ

Hatay’ın önemli ilçelerinden biri olan Samandağ, Lübnan’dan gelen Asi Nehri’nin deniz ile buluştuğu yer. Burada yetişen kamışlardan dünyanın en kaliteli neyleri yapılıyormuş. Ayrıca Samandağ’da Hz. Hızır Türbesi var. Burasının Hz Musa ile Hz Hızır’ın buluştuğu yer olarak biliniyor. Antakya’dan buraya minibüsler var. Burası çevrede görülmesi gereken birçok yere ulaşımın olduğu ilçe olması nedeniyle de jeoplotik bir öneme sahip. Tek başınasınız ve araç kiralamadıysanız, birçok yere buradan minibüslerle gideceksiniz.

Hıdırbey Köyü

Samandağ’a bağlı, merkezden 6 km uzaklıktaki Hıdırbey Köyü Hz Musa Ağacı ile tanınıyor. Hz. Musa’nın asasını yere vurup ektiği söylenen 3 bin yıllık ağaç burayı cazibe merkezi kılıyor.

Kapısuyu ve Çevlik köyleri de yine Samandağ’a bağlı görülebilecek yerler. Özellikle Kapısuyu, Samandağ’ın en güzel manzaralarını sunan köylerinden biri olarak biliniyor.

Titus Tüneli & Beşikli Mağarası

Samadağ’a yaklaşık 5 km uzaklıkta Selecuia Antik Kenti bulunuyor. Buranın içerisinde yer alan iki yer özellikle turistlerin ilgi odağı oluyor. Bunlardan ilki Titus Tüneli… Burası da Roma Dönemi’nde kalma bir tünel. Zamanında esirlere yaptırılmış. Elle yapılmış en büyük tünel olarak biliniyor. Antik kentin bir diğer cazibe merkezi de Beşikli Mağara. Burası da yine elle oyularak yapılmış. Mağara diyorlar ama aslında bunlar Kral Mezarları imiş.

Vakıflı Köyü

Samandağ’a bağlı Vakıflı Köyü de Türkiye’nin son Ermeni Köyü olarak biliniyor. 117 Türk vatandaşı Ermeni’nin yaşadığı Vakıflı etnik bir köy olarak son dönemlerde Hatay gezilerinin popüler duraklarından biri oldu.

İskenderun

Hatay’ın en bilinen ilçelerinden olan İskenderun’un benim için de ayrı bir yeri var. 2005 Aralık ayında askerlik görevim için İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı’na teslim olmuş ve burada 1 ay acemi birliği eğitimi almıştım. tarihi yapıları ile olmasa da Petek Pastanesi ile cazibe merkezi olan bir yer.

Hatay yemekleri – Hatay’da nerede ne yenir ne içilir?

Hatay Türkiye’nin gastronomi anlamında en önemli şehirlerinden biri. Son yıllarda Gaziantep ve Adana bu konuda çok daha fazla adını duyursa da Hatay da Türkiye’nin sayılı şehirlerinden biri. Hatta öyle ki, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), gastronomi alanında Hatay’ı ‘Yaratıcı Şehirler Ağı’na layık gördü. Hem mutfak kültürünü yıllardır yaşatmayı başarması hem de mutfağındaki 600 çeşit yemek ve tatlının Hatay, bu ödüle layık görülen ikinci Türkiye şehri oldu. 2015 yılında Gaziantep bu listeye giren ilk ve tek Türk şehri idi.

Hatay özellikle tepsi kebabı ve künefesi ile meşhur. Tabi bir de kahvaltıların vazgeçilmezi salçalı ekmek. Ama mezeleri ve diğer birçok yemeği ile de sadece yemek yemek için bile gidilebilecek yerlerden biri.

Humusçu İbrahim

Hatay’da ilk günümde kahvaltı sonrası ilk uğradığım yer Humusçu İbrahim oldu. Kendisi 10 yıl Lübnan’da yaşamış ve humus ve bakla yapmayı orada öğrenmiş. Şehrin en meşhur humusçusu. Oldukça da hoş sohbet biri. Bana tüm hikayesini anlattı. Ben sarımsaklı humustan aldım. O ayrıca tatmam için biraz bakla, biraz normal humus biraz da tahin getirdi. Açıkçası Hatay’a gidip de Humusçu İbrahim’e uğramamak olmaz.

Sveyka Restaurant

Şehrin meşhur Kurtuluş Caddesi’nde eski bir Antakya evinde hizmet veren Sveyka’nın meşhur olması Hollywood’lu bir yıldızın ziyaretine dayanıyor. Meşhur oyuncu Angelina Jolie Hatay’a geldiğinde burada yemek yedikten sonra mekana ilgi patlamış. Sucuk roll, kaz başı kebabı ve vişneli kebap mekanın en meşhur lezzetleri arasında yer alıyor.

Pöç Kasabı

Hatay’da ilk günümüzde öğle yemeği için uğradığımız yer ise meşhur Pöç Kasabı idi. Burası çarşı içerisinde hem kasap hem restoran formatında bir yer. Ama öyle ufak bir kasap değil. Baya içeride 2 katta bolca masa var. Ben meşhur tepsi kebabı yedim. Arkadaşlarım da pirzola söyledi. Açıkçası ikisi de güzeldi. Ama bir daha gidersem pirzola söyleyebilirim.

Çınaraltı Künefe Yusuf Usta

Hatay gezisinin en sıkıntılı yanlarından biri sürekli bir şeyler yemek zorundaymış gibi hissediyorsunuz. Sınırlı zamanda onca mekana gidip şunun da bir tadına bakmalıyım kaygısında oluyorsunuz. Künefe de bunlardan biri. Pöç Kasabı sonrasında tatlıyı da meşhur künefeci Çınaraltı Künefe’de yiyelim dedik. Her turist buraya geliyor. Klasik de bir künefe şov yapılıyor buraya gelenlere. Instagram’da künefe şov paylaşmak isteyenler için güzel bir şov. Ancak tadına gelince benim beklentilerim daha yüksekti. Ayrıca Hatay’da künefeyi cam tabakta yemek de beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Bir Hataylı takipçim künefe için Kule Restaurant‘ı önermiş. Deneme fırsatım olmadı. Belki bir sonrakine denerim.

Müzeyyen Restoran

Şehirdeki ilk akşam yemeği için ise tercihimiz benim otelin yanı başında olan Müzeyyen Restoran oldu. Burası Müzeyyen Senar konsepti ile dekore edilmiş bir restoran. Eski bir Antakya evinin taş avlusu odaları ve asma katında hizmet veren restoranda sürekli Müzeyyen Senar müzikleri çalıyor. Biz ortaya bolca meze söyleyip 1 tane de ana yemek aldık. Yemekleri ve mezeleri gayet lezzetliydi. Fiyatları da (İstanbul’a göre) oldukça uygun.

Affan Kahvesi

Kurtuluş Caddesi’nin üzerindeki meşhur yerlerden bir diğeri de tarihi Affan Kahvesi. Bildiğiniz eski usul bir kahve. Burası kaç kuşaktır işletilen ve hem yerli halkın hem de turistlerin çok sevdiği bir yer. Buranın meşhur Haytalı tatlısı ise alamet-i farikası. Haytalı tatlısı ilk bakışta Adana’nın bıcıbıcı tatlısı gibi gözüküyor ama bu bıcıbıcı değil. Mekanın kendi yaptığı muhallebisine, kendi yaptıkları dondurma ve doğal gül suyu. Bunu yemek için de ilginç bir demir kaşıkları var. Böyle bir tatlıyı ancak böyle bir kaşıkla rahat yersiniz. Lezzeti gayet güzel. Özellikle yazın ferahlamak için çok iyi olabilir.

Ali Mürdün’ün Yeri

Antakya’da tencere yemeklerinin yaşatıldığı bir esnaf lokantası. Sadece tencere yemekleri de değil, Hatay’a ait geleneksel lezzetlerin birçoğu burada yaşatılmaya devam ediyor. Hafta sonları kapalı ve genelde öğle yemeği için tercih ediliyor. Öğlen 14’ten sonra giderseniz pek de yemek kalmıyor diyorlar. maalesef ben sadece hafta sonu orada olduğum için açık değildi. Mart ayındaki gezimde olmazsa olmaz yerlerimden biri olacak.

Dönerci Tacettin

Hatay döneri diye birşey varmış. Bizim bildiğimizdne farklı soslu bir döner. Açıkçası soslu döner olayı Samsun’da da meşhur. Döner olayı da biraz bence pide gibi. Her yöre pidem ve dönerim özel diyor. ufak dokunuşlarla ayrışmaya çalışıyor. Hatay döneri denilince de ilk akla gelen yer Dönerci Tacettin Usta oluyor. Biz de son günümüzde buraya uğradık. Birçok blogda gitmeden rezervasyon yapın yoksa almıyor gibi şeyler de gördüm. Açıkçası aralık ayında gidince rezervasyona gerek yoktu. İlk müşterisi bizdik hatta 🙂 Döneri güzeldi ama yok böyle döner yemedim, sadece bunu yemek için bile Hatay’a gidilir gibi şeyler diyemeyeceğim.

Hatay Gastronomi Evi

Hatay mutfağı UNESCO tarafından tescillenince Belediye Başkanı Lütfi savaş, eski bir Antakya Evi olan Aslanlı Konak’ı UNESCO Hatay Gastronomi Evi olarak turizme kazandırmış. Benim kaldığım Çiçekli Konak’a çok yakın bir sokaktaydı. Maalesef deneme şansım olmadı zaman sıkıntısından ama bir sonraki gezimde ilk görmek istediğim yerlerden biri de burası.

Öte yandan Sultan Sofrası, Anadolu, Konak ve Boğaziçi Restoranlar da adlarını duyduğum ama deneme fırsatım olmayan meşhur yerler. İskenderun’daki Petek Pastanesi ise künefe ve hurmalı kömbe kurabiyesi ile meşhur. Hatta İskenderun’a sadece Petek Pastanesi lezzetlerini deneyimlemek için gitme niyetim var.

Yerlisinden Hatay ve balık yemekleri önerileri

Hatay kebap ve benzeri yemeklerle bilinse de balık yemekleri de lezzetli bir şehir. Bu konuda hataylı bir takipçimin tavsiyelerini paylalıyorum sizinle. “Özellikle Samadağ ve Arsuz balık yemek için gidebileceğiniz yerler. Orijinal Akdeniz dil balığı ve paşa barbunu bölgede yiyeceğiniz en güzel balıklar. Yine kızartması lezzetli olan kemer balığı da denenebilir”.

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here